Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak istiyorum. Söz konusu kitabı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Kemal Kocabaş hazırlamış. Kitap çıkar çıkmaz da, sağ olsun, “Müslüm Üzülmez arkadaşıma katkıları için teşekkürler… Dostlukla… 13 Nisan 2026” diye imzalayıp göndermiş. Böylesi hacimli bir kitabı hazırlaması ve daha mürekkebi kurumadan da imzalayıp göndermesi nedeniyle asıl ben değerli hocama
Devamı →İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen
15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık
Son Eklenenler
Nuretin Değirmenci’den aldığım bir mektup Sevgili Müslüm, Sofubekirler ile ilgili yazını okudum. Güzel ve zorlu bir araştırma yapıyorsun; tebrik ederim. Batılı tarihçilerin binlerce kaynağı didik didik araştırarak tarih yazmalarına hayran olurum. Ne yazık ki, göçebe toplumlarda sınırlı sayıda
“Duy şikâyet etmede her an bu ney,Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.Der ki feryadım kamışlıktan gelir,Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.Ayrılıktan parçalanmış bir yürekİsterim ben, derdimi dökmem gerek.Kim ki aslından ayırmış canını,Öyle bekler, öyle vuslat anını.…Ney sesi tekmil hava
Bu yazımda önemli günlerden biri olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nün ortaya çıkış sürecine ve Türkiye’de ki kutlanışına kısaca değinmek istiyorum. 16. yüzyılda başlayan yeni tarz üretim ilişkileri 18. yüzyılda olgunluk noktasına vardı: Feodal üretim biçiminden kapitalist üretim
Aşk, insanı belli bir varlığa, bir nesneye ya da evrensel bir değere doğru sürükleyen gönül bağı; sevginin en üst aşaması, bir ütopya, bir tutku ve aynı zamanda derunî bir gönül halidir. Her ne kadar Nietzsche ve Schopenhauer aşkı,
“Şair zar tutsa da şiir hile yapmaz…” Günümüzde şair çok, ama şiir yok. Uzun süredir güzel bir şiir kitabı okumamıştım. Mehmet Oğuz, şiirleriyle, Sus/Kuyu/Su kitabıyla bana bu zevki tattırdı. Kendisine teşekkür ederim. Şiirlerde her sözcük düşünülerek, uzun bir
1923’te TBMM açıldı. 1924’te Öğretim Birliği yasası çıkartıldı. 1928’de Türkçe “Resmi Dil” olarak kabul edildi. 1929’un ilk günü bizzat Atatürk’ün emir ve çok yönlü katkılarıyla “Harf Devrimi” yapıldı: Arapça harfler yerine, Latin harflerinden oluşan Yeni Alfabe kabul edildi.
“Şiir süs değildir.Şiir patlamadır.Şiir düşmanın beyin zarına girmektir.” -Peter Curman Şiir sözcüklerle yeni bir dünya kurmaktır. Şair, sözcükleri bir uyum, bir ahenk içinde dizeleştirip yıldızlara merdiven dayayarak karanlığın ortasında ışıltılardan yeni bir dünya kurmaya çalışan söz-eridir. Şairlerimiz: “Aynı
Karikatürcüler çizgilerle düşünen sanatçılardır. Karikatürde nükte resmin altındaki sözcüklerde değil, bizzat çizgilerdedir. Bu nedenle, karikatürcü düşüncelerini, felsefesini, anlatmak istediği şeyi sözcüklere gereksinim duymadan çizgilerle anlatır. Çizgiler sanatsal bir karakter taşır ve mizah içerir. Karikatür ve mizah insanı gülümsetir,
Son Eklenenler
Sunu Felsefeyle ilgili böyle bir kitap yazma aklımın ucundan bile
Ergani ilçesinde zamanın gazetecileri kimlerdi? Yazarımız Müslüm Üzülmezi’in anlattıklarını 50
Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
“Şimdi size Heykel’den bir kartal gibi bakıyorumEski günleri bir bir
Rastgele Yazılar
M. ŞEHMUS GÜZEL DEĞERLİ GRUPDAŞLARIM(*), KIYMETLİ HEMŞERİM MÜSLÜM ÜZÜLMEZ, hepinize
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12 Eylül darbesine ilişkin soruşturmasını tamamlayıp iddianameyi
Prof. Dr. Yusuf Kenan Haspolat’ın editör ve koordinatörlüğünde hazırlanan ve