Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı

1 min read

Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı adıyla Mayıs 2026’da J&J Yayınları tarafından kitap olarak yayımlandı. Bu nedenle yazı yayımdan kaldırıldı. İlgi duyanlar sitemizin “Kitaplar” kısmından ya da Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı linkine tıklayarak yazının son haline kitaptan bakabilir. (27 Haziran 2026))

20 Mart 2024 günü:
https://www.erganihaber.net/haber/10372/felsefe-ve-matematigin-yoldasligi.html
https://www.gaphaberleri.com/haber/164424/muslum-uzulmez-yazdi-felsefe-ve-matematigin-yoldasligi.html
https://ruhanews.com/haber/161010/muslum-uzulmez-yazdi-felsefe-ve-matematigin-yoldasligi.html
https://www.vatandasgazetesi.com.tr/felsefe-ve-matematigin-yoldasligi-makale,4274.html
https://kovarabir.com/11187/muslum-uzulmez-felsefe-ve-matematigin-yoldasligi/
yayımlandı.

6 Comments

  1. Çok gelişmiş bir çalışma. Ama felsefenin hikáyesini neden Hegel ‘de bıraktığınızı Marx ve Marksizme geçmediğinizi anlamadım.
    Bir temel önemde kavram sorunu: Matematiğin düşün alanındaki mütekabili felsefe değil mantık olmalıydı. Mantık da matematik gibi yarsınamaz sonuçlara varır. Felsefe ise çok daha açık uçludur, zamanın koşullarına göre ağırlık verdiği konular değişebilir.

  2. Merhaba. Umarım iyisindir. Eskiden haberlesirdik ama elde olmayan bazı zorunlu ayrılıklar bunu surdurmeye izin vermedi. Yazı çok uzun fakat surukleyici. İlk dönem felsefeciler sadece matematikle değil insanlığı ve kafaları meşgul eden herşeyle ilgilenirler ve cizum bulmaya çalışırlardı. Temel motuve edici soru: ” Nereden geldik, nereye gidiyoruz?” idi. Keşke Bilim Tarihi üzerine yazilmis eserleri de inceleyip daha bütünleyici bir makale yazabilseydin daha iyi olurdu. Bilim Tarihi konusunda eser üretenler bu konuları ayrıntılı şekilde incelemislerdir. Belki matematiksel fizik yada fiziksel matematik daha kapsamlı bir kullanım olurdu diye düşünüyorum.
    Emeğine sağlık. Kolaylıklar diliyorum.

  3. Müslüm her zamanki güzel üslubuyla çok geniş ve defalarca okunabilecek bir konuya açıklık getirmiş. Biraz daha genişletilerek rahatça bir kitap olarak yayınlanabilir. Tebrikler ve nicelerine katkı koyman umut ve dileğiyle sevgili arkadaşım

  4. Baktım da, tam 65 yıl geçmiş aradan. Lise 1’de bir matematik öğretmeni geldi sınıfımıza. Kısa boylu, bızdık biri. Liseyi bitirene dek bize matematik, cebir, geometri ve o zamanki adıyla uzay geometri öğretti. Bir yandan anlatır, bir yandan da yan yana asılı, o zaman için pek modern, yeşile boyalı karatahtaları rakamlarla, harflerle, işaretlerle doldurur giderdi. Sınavlarında kitaba bakmak serbestti. O zamanlar bilgisayar falan yoktu, ama dahice düşünülmüş bir hesap cetveli vardı. Onunla sadece dört işlemi değil, kare ve küp kök, sin/kos ve tanjant hesaplarının tümünü yapabilirdin. O cetvelleri kullanmak da serbestti. Sınav sorularını verir, bize bakmak şöyle dursun, yerine oturup, kafasını kaldırmadan kitabını okurdu.

    Bir gün tesadüfen aynı zamanda felsefe mezunu olduğunu öğrendik. “Hocam, ne alaka?” diye sorduk. “Birini bilmeyen diğerini anlamaz” dedi, “Diğerini bilmek de berikini anlamaktan geçer.”

    Zaman içinde o bızdık öğretmen büyüdü, sınıfımıza sığmayan bir dev oldu. Sonradan öğrendik ki, ODTÜ’de matematik öğretmeni olmuş.

    Ortalıkta okur-yazar, gazeteci, “akil insan” falan diye dolaşırken, “Ben matematikten anlamam” diyerek satır arasında onsuz da pek bilge olunabileceğini ihsas eden yarı cahiller utansın!

    Zahmet edip yazdıkların birkaç gençte merak uyandırabilirse ne mutlu sana.

    • Sevgili Yoldaşım Cemil Fuat Hendek,
      İlginize ve yorumunuza çok teşekkür ederim.
      Dilediğiniz dilekler dileğimdir.
      Ne güzel söylemiş matematik öğretmeniz:
      “Birini bilmeyen diğerini anlamaz” ve “Diğerini bilmek de berikini anlamaktan geçer.”
      Her şey gönlünüzce olsun.
      Selam ve sevgiler…

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.