Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak istiyorum. Söz konusu kitabı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Kemal Kocabaş hazırlamış. Kitap çıkar çıkmaz da, sağ olsun, “Müslüm Üzülmez arkadaşıma katkıları için teşekkürler… Dostlukla… 13 Nisan 2026” diye imzalayıp göndermiş. Böylesi hacimli bir kitabı hazırlaması ve daha mürekkebi kurumadan da imzalayıp göndermesi nedeniyle asıl ben değerli hocama
Devamı →İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen
15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık
Son Eklenenler
1960’lı yıllarda Abdullah dedemin 50’ye yakın koyunu vardı. Bir yaz gecesi kurtlar hewş dediğimiz çitle çevrili alanda bulunan koyunlara saldırdı. Evin çoban köpeği korkusundan sesini çıkartmadığı gibi sıvışıp kaçtı. Kurtlar bir değil çok sayıda koyunu gırtlaklarından, nefes borularından
Yazının öncesi:Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin MonografisiErgani İlçesi Monografisi-2Ergani İlçesi Monografisi-3 Nostalji, eski günleri anmak iyidir, ama bu fotoğraflara bakarken yaşamın o zamanlar çok çok zahmetli olduğunu da aklımızın bir kenarında tutalım. Sıcağın yakıcılığında suyun altın değerinde olduğu
“ağzımda beslediğim kelimeler!titreyen bir ses yüreğimi simgelersevdam size emanet” -Misbah Hicri Zaman kötü, amansız bir süreçten geçiyoruz. Bunca sorun yetmezmiş gibi, Korona da her gün peş peşe sevdiklerimizi bizden alıyor. Ellerimiz bağlı. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Bir araya
Yazının öncesi:Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin MonografisiErgani İlçesi Monografisi-2 Dönemin siyasi iktidarı tarafından Köy Enstitüleri kapatılınca, Dicle Köy Enstitüsü de öğretmen okuluna dönüştürüldü. Ben enstitü zamanını görmedim, ama Dicle İlk Öğretmen Okulu’nun güzel olduğu dönemleri gördüm. 1970’lı yılların
Sevgili Arkadaşım Mehmet Yakut,Merhaba. Sizlere en kalbi selam ve sevgilerimi gönderiyorum.Arkadaşım, bana Vahdettin İnce ile yapılan röportajı gönderdiğin için sana teşekkür ederim. Cep telefonunda yazmada zorlandığım için e-posta üzerinden röportaja ilişkin düşüncelerimi çok kısa yazmaya çalışacağım:1. Vahdettin İnce
Yazının öncesi:Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin MonografisiErgani İlçesi Monografisi-2Ergani İlçesi Monografisi-3Ergani İlçesi Monografisi-4 1960’lı yıllar yoksunluğun ve yoksulluğun olduğu yıllardı. Hemen hemen hiçbir şey yoktu, var olanlara da insanların alım gücü yeterli gelmiyordu. Kapalı bir ekonomik yaşam söz
Yazının öncesi: Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin Monografisi Tarihi mekân ve yapılara sahip çıkmak çok önemlidir. Çünkü mekânlar, yapılar, kurum ve tarihi nesneler bir yerleşim yerinin kimliğini oluşturur. Nasıl kimliksiz bir insan hiçse, tarihi mekân ve yapılar da
Erganili hemşerilerime güzel bir haberim var. 1966 yılında, “Ergani İlçesinin Monografisi” adıyla hazırlanan ve içerisinde Ergani ile ilgili güzel fotoğrafların bulunduğu bir mezuniyet tezi elime ulaştı. Tezi İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Enstitüsü öğrencisi Gülden Uluğ hazırlamış. Gülten
Son Eklenenler
Sunu Felsefeyle ilgili böyle bir kitap yazma aklımın ucundan bile
Ergani ilçesinde zamanın gazetecileri kimlerdi? Yazarımız Müslüm Üzülmezi’in anlattıklarını 50
Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
“Şimdi size Heykel’den bir kartal gibi bakıyorumEski günleri bir bir
Rastgele Yazılar
Hayatta her zaman her şey insanın gönlünden geçtiği gibi olmuyor.
Kamus-u A’lâm Osmanlı’dan günümüze kalan önemli belgelerden biridir. 1850–1904 yılları
Bir aydır Rusya’nın St. Petersburg (Leningrad) kentinde oğlumun, torunlarımın yanındaydım.