Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
Yazının öncesi:Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin MonografisiErgani İlçesi Monografisi-2 Dönemin siyasi iktidarı tarafından Köy Enstitüleri kapatılınca, Dicle Köy Enstitüsü de öğretmen okuluna dönüştürüldü. Ben enstitü zamanını görmedim, ama Dicle İlk Öğretmen Okulu’nun güzel olduğu dönemleri gördüm. 1970’lı yılların
Sevgili Arkadaşım Mehmet Yakut,Merhaba. Sizlere en kalbi selam ve sevgilerimi gönderiyorum.Arkadaşım, bana Vahdettin İnce ile yapılan röportajı gönderdiğin için sana teşekkür ederim. Cep telefonunda yazmada zorlandığım için e-posta üzerinden röportaja ilişkin düşüncelerimi çok kısa yazmaya çalışacağım:1. Vahdettin İnce
Yazının öncesi:Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin MonografisiErgani İlçesi Monografisi-2Ergani İlçesi Monografisi-3Ergani İlçesi Monografisi-4 1960’lı yıllar yoksunluğun ve yoksulluğun olduğu yıllardı. Hemen hemen hiçbir şey yoktu, var olanlara da insanların alım gücü yeterli gelmiyordu. Kapalı bir ekonomik yaşam söz
Yazının öncesi: Bir Mezuniyet Tezi: Ergani İlçesinin Monografisi Tarihi mekân ve yapılara sahip çıkmak çok önemlidir. Çünkü mekânlar, yapılar, kurum ve tarihi nesneler bir yerleşim yerinin kimliğini oluşturur. Nasıl kimliksiz bir insan hiçse, tarihi mekân ve yapılar da
Erganili hemşerilerime güzel bir haberim var. 1966 yılında, “Ergani İlçesinin Monografisi” adıyla hazırlanan ve içerisinde Ergani ile ilgili güzel fotoğrafların bulunduğu bir mezuniyet tezi elime ulaştı. Tezi İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Enstitüsü öğrencisi Gülden Uluğ hazırlamış. Gülten
“Hayatımı aydınlatan ve zaman içinde bana hayatı neşeyle karşılama cesareti veren ideallerim Hakikat, İyilik ve Güzellik’tir. Benzer düşünenlerin desteğinin yanı sıra, bilim ve sanatın asla ulaşılamayacak olan hedeflerine ulaşma gayreti olmadan hayat bomboş ve anlamsız olurdu. İnsanların mülkiyet,
Her ailenin, her aşiretin, her halkın ve her bir mekânın bir tarihi vardır. Sadece bunlarla sınırlı değil; avcılığın, futbolun, tarımın, sanayinin, siyasetin, ekonominin, bilimin, sinemanın, şiirin, müziğin, güzellik yarışmalarının da tarihi vardır. Bir yerleşim yeri, bir mekân olarak
Vazgeçmez huylu huyundan. Emekli olalı neredeyse on yıl oldu, ama yine de her sabah saat 7’de kalkar ve pencereden, olmadı balkondan etrafı seyrederim. O gün, Ağustos sıcağı hakkını verircesine iyice bastırdığından, gece doğru dürüst uyuyamadan erkenden uyandım. Balkona
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
Yazının öncesi: ABD ve Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (1) “Büyük İmparatorluğun
Eşya ile insan arasında derin bir ilişki olduğu söylenir. Bir
Alexandre Dumas, Üç Silahşör adlı romanında; “Hayat, filozofun küçük dertlerden