Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
Bir COVID-19 virüsü çıktı dünyanın feleği şaştı. Peki, bir toplumun tüm fertleri bir gün bir salgın hastalık yüzünden birer birer kör olmaya başlarsa ne olur, nasıl bir yaşamla karşı karşıya kalınır? Bu ve benzeri ürkütücü sorulara verilecek yanıtları
Yazının öncesi: Bölünme ve “Bölünmenin Acısı” (I) (Geçen haftadan devam…) “Hindistan bölündüğünde alt kıtada (Asya’nın güneyinde demek isteniyor-M.Ü.) yaklaşık yüz milyon Müslüman yaşıyordu ve bu her beş kişiden birine tekabül ediyordu. Bunlardan altmış milyonu, doğuda ve batıda, Pakistan
Okunan bir kitap bazen insana bir yazı yazdırır. Kitaplığımda okunmayı bekleyen Bölünmenin Acısı(*) kitabını elime alıp okumaya başlayınca aynı şey başıma geldi ve bilgisayarın başına geçtim bu yazıyı yazmaya başladım. Pusulası bozulmuş zamanımızda bölünme olayını ve Bölünmenin Acısı
Kronovirüs günlerinin hayatımıza getirdiği bir değişiklikte evlerde rakı yapma işinin çok ileri boyutlara ulaşması oldu. Son yıllarda her tür alkollü içkiye yapılan yüksek oranda zamlar sonucu evlerde rakı yapımının yaygınlaşması; yazılı, görsel medyada bu konuya sıkça yer verilmesi,
10 yıl önce okuduğum bir kitabı ve bu kitabın yazılışına neden olan gizemli bir mekânı anlatmak istiyorum. Beni buna sevk eden şey, Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Avi Gopher ve Doktora adayı Gil Haklay’ın, Göbekli Tepe’de yer alan yapıların
sana ihtiyacım var, gel.gelmediğinde bilmiş ol ki;balkonumdaki saksılar çiçekler açmayacakperdeler kapalı kalacak odam güneş yüzü görmeyecek,şiirim öksüz yatağımın bir yanı boş kalacak.zihnimin kuytu köşesinde saklı duran, gel artık.biliyorsun, yalnız yaşayan yalnız ölür:narin teninin kokusu burnumda tütüyor.mevsimler değişti kırlangıçlar
İnsan benliği zihinsel, duygusal ve manevi bir yapıya sahiptir. Devlet dâhil tüm örgütler (şirketler, vakıflar, sendikalar, dernekler, siyasi oluşumlar) insanları örgütledikleri için onların da insanlar gibi (bazen akıl tutulması yaşasalar da) zihinsel, duygusal ve manevi yanları vardır. Bir
Abdurrahman Demir(*) Sevgili dostlar, yılların dostluğuyla bu güne kadar birlikte geldiğimiz, sevgili dostum MÜSLÜM ÜZÜLMEZİN, Büyük emek vererek, bizlere kazandırdığı bu güzel eseri, soluksuz okudum dersem abartmış olmam. Eserin Önsözünü, Ergani’mizin yetiştirdiği, büyük değerimiz, ALİ GÜZEL (emekli hakım,
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
Yılbaşı arifesinde gül, bülbül ve yılbaşına dair “Önce Beyazken Sonra
“Anlayan kalmamış bu tanrının diliniKabartmalar konuşmuyor bizimle kayalarda” Hilar’da geceler
Mehmet Mercan’ın gönderdiği bir yazı Can dostum merhaba… Eline, kalemine,