İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir tek kalıba sokamayız. Çünkü akıl, beceri, yetenek eşit yaratılmış ve dağıtılmış değildir; imkân ve ihtiyaçlar da öyle. İnsanların tümünün dünyaya çıplak geldiği doğrudur, ama biri sarayda diğeri bir köy evinde
Devamı →suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen üzülme ve beni de üzme!bırak geçmişi-düşünme geleceğiötelerin ötesine bak,karanlık her gecenin ardından nasıl olsa söker şafak!sen düşleri
15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık
İyi bir okuyucu olduğumu bilen bazı güzel insanlar arada bir nitelikli ve çoğu zaman harika
Son Eklenenler
Eyüp Özbay Elektrik Yüksek Mühendisi Müslüm Üzülmez; insan, bu topraklara sevdalı, Anadolulu, Erganili, gönül adamı, şair, yazar, araştırmacı, düşünce emekçisi, hümanist, baba, şair, çevreci, modern zamanlar dengbeji… Müslüm bey’i internette buldum ve tanıdım. Yanı başımda bu kadar çok
Yazının öncesi: Gertrude Bell’in Yazılarında Diyarbakır, Ergani, Maden -I Tarmur köyünün (Tarmur: Diyarbakır-Elazığ karayolunun 200 m. kuzeyinde Geyik İstasyonu’na yakın olan Ergani’nin Termül-Aşağı Kuyulu köyü olmalı.-M. Üzülmez) dışarısında, düğün şenlikleri münasebetiyle bir günümüzü burada harcadık. Eğlenceler şafak sökene
Hazırlayan:Müslüm Üzülmez İçindekilerI. SunuşII. Osmanlı İmparatorluğu’nun İdari Yapısı ve Ergani SancağıIII. Osmanlı Belgeleri1) KanunnâmelerA) Yavuz Sultan Selim Devri Kanunnâmeleri’nden Ergani Sancağı KanunnâmesiB) Kanuni Devri ve Ergani Vilâyet Kanunnâmeleri2) Tahrir Defteri3) Muhimme Defteri4) Osmanlı Belgelerinden oluşan iki kitapta Ergani5)
Bir Fotoğrafın Düşündürdükleri başlıklı yazımda Gertrude Bell’in Meryem Ana Kilisesi avlusunda çektiği fotoğrafı vermiş, sonra da kiliseyle ilgili düşüncelerimi yazmıştım(23 Şubat 2007/ Ergani Haber). Bu yazımda ise, Gertrude Bell’in kendisini kısaca tanıttıktan sonra, Amurath to Amurath (1911) kitabında
“Zihnim kendi zamanı içinde ilerlemeye ihtiyaç duyar, bir başkasının zamanına boyun eğmez!” -Rousseau. I. Kaybolan Meslekler Sanatçılar, yazarlar ve gazetecilerin yaşadığı dönemin tanıkları olduğu söylenir. Bu tanıklık, sanatçı ve yazarın uçsuz bucaksız düşsel dünyasında anı, fotoğraf ve yazılarında
Ergani’de bir ilk gerçekleşti.İlk defa günlük bir gazete Ergani’de yayın hayatına başladı.Bu, Ergani açısından tarihi bir olayıdır. Erganililer bundan böyle kendilerini ilgilendiren her konuda daha geniş bilgilenme şansını yakalamış oldular. Dahası, pasif bir okuyuculuğun ötesinde duygu ve düşüncelerini
Başlık, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın yayınlanan yeni kitabının adıdır. Prof. Dr. M. Özdoğan, yüzümüzü ak eden bilim insanlarımızdan biridir. Yurtiçi ve yurtdışında arkeoloji biliminin sorunları, politikası, gelişimi ve uygulamaları üzerine toplantıdan toplantıya koşan, bilimsel yayın organlarında sürekli yazılar
“Bi ana çocığını hanki dille severse sevsin, heç fark etmez. Anaların dili onların yüreğinin sesidir.” (s. 493.) Bu satırlar, Mıgırdiç Margosyan’ın yeni yayınlanan Tespih Taneleri kitabından alıntı. Kitabı okudum; sürükleyici ve düşündürücü. Okuyanı kendi iç dünyasında yolculuğa çıkaran,
Son Eklenenler
Yazarımız Müslüm ÜZÜLMEZ gazetemize yaptığı açıklamada: “Tüm duyarlı güzel insanları,
İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol
şiirlerimsana bir öpücük gibi ulaşmalıgül misali saçının tellerine konmalıgüzel başını
En Çok Okunanlar
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Önsöz Bilime, edebiyata, sanata değer katan tüm erdemli insanların anısına…
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Rüya gerçeklikten kopuştur. Uykuda görülen imgeler olarak tanımlanır. Gördüğümüz rüyaların
Gazetemizin köşe yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kişisel web sitesi www.uzulmez.site yayın
Rastgele Yazılar
İnsanevladı, zaman içinde, doğaya ve çevresine hükmeden bir varlık olmuştur.
Müslüm Üzülmez di 1950î de Erxeniyê ji dayikbûye. Dibistana seretayi,
Karikatürcüler çizgilerle düşünen sanatçılardır. Karikatürde nükte resmin altındaki sözcüklerde değil,