Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
“Zihnim kendi zamanı içinde ilerlemeye ihtiyaç duyar, bir başkasının zamanına boyun eğmez!” -Rousseau. I. Kaybolan Meslekler Sanatçılar, yazarlar ve gazetecilerin yaşadığı dönemin tanıkları olduğu söylenir. Bu tanıklık, sanatçı ve yazarın uçsuz bucaksız düşsel dünyasında anı, fotoğraf ve yazılarında
Ergani’de bir ilk gerçekleşti.İlk defa günlük bir gazete Ergani’de yayın hayatına başladı.Bu, Ergani açısından tarihi bir olayıdır. Erganililer bundan böyle kendilerini ilgilendiren her konuda daha geniş bilgilenme şansını yakalamış oldular. Dahası, pasif bir okuyuculuğun ötesinde duygu ve düşüncelerini
Başlık, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın yayınlanan yeni kitabının adıdır. Prof. Dr. M. Özdoğan, yüzümüzü ak eden bilim insanlarımızdan biridir. Yurtiçi ve yurtdışında arkeoloji biliminin sorunları, politikası, gelişimi ve uygulamaları üzerine toplantıdan toplantıya koşan, bilimsel yayın organlarında sürekli yazılar
“Bi ana çocığını hanki dille severse sevsin, heç fark etmez. Anaların dili onların yüreğinin sesidir.” (s. 493.) Bu satırlar, Mıgırdiç Margosyan’ın yeni yayınlanan Tespih Taneleri kitabından alıntı. Kitabı okudum; sürükleyici ve düşündürücü. Okuyanı kendi iç dünyasında yolculuğa çıkaran,
“Siz nasıl bir yazar olursanız olun hatta dilediğiniz kadar başarılı ya da iyi bir yazar olun, son tahlilde çevirmendir sizi bir başka dilde var eden.” -Elif Şafak Dil en önemli iletişim aracıdır. Yabancı olduğumuz, bilmediğimiz dilde konuşulunca veya
MÜSLÜM ÜZÜLMEZ, 1950’de Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ergani’de, yükseköğrenimini Ankara’da, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde, 1977’de tamamladı. Çeşitli kamu ve özel sektöre bağlı işyerlerinde mühendis olarak çalıştı. Şu anda
Haber-Yorum 23 Nisan kutlama şenlikleri başladı. “23 Nisan”, 23 Nisan 1920’te “Egemenlik kayıtsız şartsız milletinindir” şiarından hareket edilerek toplanan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gündür. Demokratik bir cumhuriyet özlemiyle halkımızın 23 Nisan Bayramı’nı kutlarken, elime geçen Milli
İstanbul-Fatih’te bulunan Millet Yazma Eserler Kütüphanesi’nin kurucusu, Osmanlı’nın son kitap kurtlarından bilge insan Ali Emîrî Efendi’nın topladığı fermanlar, beratlar, hatlar ve elyazması kitaplar İstanbul’da Suna ve İnan Kıraç Vakfı, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü salonlarında Millet Yazma
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
İshak Koçer Sitemizi takip edenler Müslüm Üzülmez ismini çok iyi
“Her haneden matem sesi yükseldi, o gece onlara kıyamet günü
“Hani güneşin sarı örtüsüneMavi örtümüzü serecektikHani bach’ın kanatlarını alıpBeyaz bulutların