Plus

/

Eski Zamanlarda Üçevler

                 Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün sarıncakayan bir yıldız gibi düşersin aklıma.ahhh… üçevler…dut ağacının gölgesinde kaldı gençliğim. Üçevler; Makam Dağı’ndan bazen çok sert, bazen de serin esen rüzgârların dokunuşuyla okşanan, yaşamımda geçmişe doğru uzanan biraz puslu, biraz silik,

okuma süresi: 132 dk.

Güzel İnsanları Lütfen Unutmayalım

okuma süresi: 8 dk.

Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir Çermikli olarak sanki kaderiymişçesine İstanbul Çapa Hastanesi’nde, badana ve bağ bozumunda kullanılan ak topraktaki asbestin akciğer ve akciğer zarında yarattığı tahribat sonucu oluşan hastalıktan, yani bilinen ismiyle Çermik Hastalığı’ndan yatıyordu. Eşim Sevgi ile ziyaretine gittik. Osman Abi’nin eşi

Doğa Ana Yiğit Bir Evladını Daha Bağrına Bastı

okuma süresi: 5 dk.

12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit bir evladını daha bağrına bastı. Fatih Salık bizleri kendimizle baş başa bırakıp doğa ananın kollarında öte dünyaya gitti. Akciğerinde oluşan zalim derde karşı çok direnmesine rağmen, 5 Ekim 2026 günü hastalık direncini kırıp onu aramızdan aldı. Yukarda bahsini ettiğim yazıma, Fatih, 13 Şubat 2026’da yaptığı yorumda: “Abi yüreğine sağlık. Çok duygulandım ve kendimize saygım bir kat daha arttı. Ne mutlu bize ki bu şahane neslin bir bireyi olabildik,”

Pisagor’dan Fırça Yemem: BİR RÜYANIN FELSEFESİ

/
okuma süresi: 4 dk.

Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş dönmesi, denge kaybı, yürürken sallanma, unutkanlık, halsizlik ve bazı zamanlar hafıza bulanıklığı hayatımın sanki birer parçası oldular. Uyku da bu olumsuz durumdan nasibini alıyor, çoğu kez uyku ile uyanıklık arasında gidip geliyorum. Zaman, mekân ve mesafeden muaf değişik türden rüyalar görüyor ve her uyandığımda da rüya gördüğümü biliyor ama çoğu kez ne gördüğümü hatırlamıyorum. Bu bir. Yaklaşık üç yıldır felsefe ve matematikçi filozoflarla ilgileniyorum ve bu konuda bildiğiniz gibi, Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı diye bir kitap da yazdım (J&J Yayınları, Mayıs 2026, Diyarbakır). Bu çalışmayı

Mehdi Zana’nın Anısına Hürmetten…

/
okuma süresi: 6 dk.

Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının çok önemli ulusal bir kaybıdır. Ben, 1977 yılında Diyarbakır Belediyesi’nde vekaleten Temizlik İşleri Müdürü iken, o aynı yıl Diyarbakır’da belediye başkanlığını kazandı. Yollarımız ayrıldı. Sonra 1982’de Diyarbakır 5 Nolu’da yollarımız yeniden kesişti. Dostluğumuz perçinlendi. 29 Ağustos 2026 günü vefat edişinin ardından bir yazı yazmak istedim, ama kendimi yazı yazma moduna alamadığım için yazamadım. Ben de Başkanım Mehdi Zana’nın anısına hürmeten anılarımı içeren Yoldaş Koçero (TÜSTAV Yay., 2011, İst.) kitabımdan ufak bir bölümü, ilişkimizin insanı yanına şahitlik eden bölümü ve tarihi değerde olduğuna inandığım bir mektup

Bir Dosta Seslenişim

okuma süresi: 4 dk.

suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen üzülme ve beni de üzme!bırak geçmişi-düşünme geleceğiötelerin ötesine bak,karanlık her gecenin ardından nasıl olsa söker şafak!sen düşleri gerçekleşmemiş olan beni düşün. “Engels Marx’a Rüyamda Ne Anlatıyordu?” başlıklı yazım yayınlandıktan sonra çok sayıda mesaj aldım.Bu mesajlar içinde beni en çok düşündüreni geçmişte örgütlü politik mücadelenin dışında kalmış yazar bir arkadaşımdan gelen mesajı oldu.Arkadaşım; “Sovyetler yıkılsa da, dünya kanatlansa da, “Allah gecinden versin,” öldüğün zaman bir sosyalist, bir komünist olarak gideceğin kesin.” Ve sonrasında ise; “Sizler gibi bir nesil bir daha olmayacağı kanısındayım,” diyerek önemli bir belirlemede

Bir Neyzenimiz: Ergün Sönmez

/
okuma süresi: 5 dk.

15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık 2025 tarihinde İsviçre’de hayatını kaybetmesi üzerine anısına saygı nedeniyle 20 Aralık 2025 tarihinde Ergani Haber gazetesinde yeniden yayımlanmıştır. “Duy şikâyet etmede her an bu ney,Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.Der ki feryadım kamışlıktan gelir,Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.Ayrılıktan parçalanmış bir yürekİsterim ben, derdimi dökmem gerek.Kim ki aslından ayırmış canını,Öyle bekler, öyle vuslat anını.…Ney sesi tekmil hava oldu ateş,Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!” Mevlana’nın neyle ilgili bu güzel şiirinden sonra, birazcık ney ve neyzen hakkında bilgi verip sonra da bir neyzenimizi tanıtmaya çalışacağım. Ney

Bilim İnsanımız Şehmus Güzel’i Kaybettik

okuma süresi: 8 dk.

Paris Kürt Enstitüsü, araştırmacı, yazar ve sosyal tarihçi Prof. Dr. Şehmus Güzel’in 4 Aralık 2025 tarihinde Paris’te 78 yaşında vefat ettiğini duyurdu. Bir güzel insanı daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Şehmus Güzel, 1947 Diyarbakır Ergani doğumludur. Uzun bir süredir Paris’te yaşıyordu. Hemşerim ve ailelerimiz arasında sıcak, dostça ilişkilerin olması nedeniyle kendisini tanırdım ama bir ilişkimiz yoktu. 2000’li yılların başlarında Çayönü’nden Ergani’ye Uzun Bir Yürüyüş kitabımı yazmaya başladığımda değerli hocam Şehmus Güzel’e de kitabımda yer vermek istedim ve bu nedenle bir dostumdan e-posta adresini alıp bir mesaj yazdım. Mesajımda kendimi tanıttıktan sonra, kitap yazma niyetimi belirtip kendisinden özgeçmişini ve birkaç fotoğrafını

Şehmus Güzel hocama çok çok selam söyle

1 min read

Udi Yervant Bostancı’ya gönderdiğim bir yazı Benim güzel, tadli kardeşim, Çok çok teşekkür ederim. İletiniz göğsümü kabarttı. Aynen Çîyayê Meyrema’naya kadar oldi. Sizin gibi bedeni uzakta ama yüreği yüreğimin yanında bir dostumun, bir hemşerimin olması benim için hem bir mutluluk ve hem de büyük bir ganimet. Sizin gibi sesi mübarek/vaftiz edilmiş bir kardeşimin olmasına ben sevinmeyeyim de kim sevinsin. Size ve gruptaki arkadaşlara yanıt babında bir şeyler yazamadığım için kusuruma bakmayın. ne olur? Bu ara çok yoğunum. Bilgisayarımda da sorunlar var. Neyse ben size mutlu Noeller diliyorum, yeni yılınızı da yürekten kutluyorum. Dilediğiniz dilekler dileğimdir. Paris’e gidecekmişsin, Şehmus Güzel hocama

Ergani Spor’un Başarısı Ergani’nin Başarısı Olacaktır

okuma süresi: 3 dk.

Yaklaşık 15 yıl önce yine aynı konuda bir yazı yazdığımı hatırlıyorum. Demek ki değişen bir şey yok, hâlâ aynı yerdeyiz. Ergani Spor Kulübü’nün başarılı olması birlikten, destek ve dayanışmadan geçer. Şu anda kulübün başarı için çok yönlü bir desteğe ihtiyacı bulunmaktadır. Şayet kulübün arkasında maddi ve kurumsal desteğin yanı sıra halkın desteği yoksa düşünülen güzel şeylerin yapılması çok zor! Amaçlanan şeylerin hayata geçirilmesi, başarı ve güzel şeylerin yapılması için başta Ergani Kaymakamlığı ve Ergani Belediye Başkanlığı olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları, esnaf ve sivil toplum örgütleri Ergani Spor Kulübü’nün yükselişine omuz vermesi gerekir; tabi halkının desteğini de unutmamalıyız!

O kitapların hakkını ancak ben ve canim kuzenim Anjel verebiliriz…

okuma süresi: 2 dk.

Udi Yervant’ın gönderdiği bir yazı. Can abem, yawo şair, yazar, hoca, yazarsa işte böyle yazıyor. Yazdığın her şey için binlerce teşekkürler Güzel abem. Hele, hele moralimin sıfır altı olduğu bu günlerde bu yazına ne çok ihtiyacım vardı bir bilsen. Can abem bana hep Hızır gibi yetişmişsin. Yarama, yaralara merhem olmayı öylesine iyi biliyorsun ki, bu sonradan kazanılmaz zaten. Seni doğuran o Güzel ananın marifeti olsa gerek. Güzel diyorum çünkü sana sormuştum. Abe can bu yakışıklığını kime borçlusun diye, sende Anam çok güzel bir hatundu demiştin. Eh Güzelden böyle bir Güzel olur, peki ya mertliğin, asilliğin kime çıkmış? Onu da ben

1 2 3 … 12