Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak istiyorum. Söz konusu kitabı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Kemal Kocabaş hazırlamış. Kitap çıkar çıkmaz da, sağ olsun, “Müslüm Üzülmez arkadaşıma katkıları için teşekkürler… Dostlukla… 13 Nisan 2026” diye imzalayıp göndermiş. Böylesi hacimli bir kitabı hazırlaması ve daha mürekkebi kurumadan da imzalayıp göndermesi nedeniyle asıl ben değerli hocama
Devamı →İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen
15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık
Son Eklenenler
15 Eylül 2008 günü Çapa Tıp Fakültesi Dâhiliye Bölümü 403 nolu odada hasta yatan Nail V. Çakırhan ve kendisine refakat eden eşi Prof. Dr. Halet Çambel’i ziyaret ettim. Nail Bey yatakta, sırtı duvara dönük kolunda serum takılı, arada
Misbah HİCRİ Şiir kitapları kitapçılardaki raflarda yerini aldıktan sonra halkın malıdır, artık şairin malı olmaktan çıkmıştır. Şair sadece o duyguları okuyucuyla bölüşen kişidir. Yıllar sonrada olsa okuduğum şiirlerin duyguyla yoğrulmuş olması, zaman ve mekân içindeki imgelerle titrer içimde.
“Bir ülkemiz var… durmadan aradığımızBirde mavi şafaklarda ayağa kalkmış sevdamız” A. Ayata Piran çok eski bir yerleşim yeridir. Tarihsel olarak kökünden ve kökeninden koparılmak için, ismi sonradan Dicle olarak değiştirilmiştir, ama benim kuşağım ve öncesi kuşaklar için hep
Urfa’nın sürekli peygamberler şehri olduğu söylenir. Meğer boşuna değilmiş, dahası varmış: Urfa il sınırları içinde yer alan Göbekli Tepe, günümüzden 12 bin yıl önce bir inanç merkezi, insanoğlunun ilk hac yerlerinden biriymiş. Göbekli Tepe gizemli olduğu kadar, hikâyesi
Göbekli Tepe, Urfa’nın 20 km kuzeydoğusunda yer almakta olup, günümüzden 12 binyıl öncesinin bir inanç merkezi, yani insanoğlunun ilk HAC yerlerinden biridir. Denizden yüksekliği 834 metredir. Urfa’dan bakıldığında görülebilecek bir yerde, geniş görüş mesafelerini görebilecek hâkim bir noktadadır.
“Bir çocuktun sen pırıltılar yaratacaktın düzensizliğindenBunun için belki deMasmavi bir örtü gibi bırakarak gölgeniGeçtin resim çeken söğütlerin içinden” -Cemal Süreya İnsanın sevdiği birinin ölümü ardından yazı yazması çok zor. Sevdiğim insanların ölümü ardından yazdığım ikinci yazım bu. İlkini
Değerli hemşerim, merhaba. Başın sağolsun. Kenan Mendekli’ye ilişkin makaleni okudum. Bu kadar genç yaşta ayrılması son derece adaletsiz. Sayende kendisini tanımak olanağını buldum. Umarım siyaset eleştirileri kitabı yakında yayınlanır ve okumak olanağı bulabiliriz. Kitap tanıtıcı yazılarını da okumak
“Fırat ve Dicle’nin harap kıyılarını,Zararlı otlar kaplamış.Hiç kimse sokağa adım atmıyor artık,Ve neşeyle dolaşmaya çıkmıyor.Çayırdaki sığırlar,Ne süt ne de yağ veriyor,Anaç koyunlar doğurmuyor,Tüm ülke korku içinde.” MÖ. 2000’li yıllarda Sümerlerce yazılmış Gılgameş Destanı’nda, günümüzde sıkça Ortadoğu diye anılan,
Son Eklenenler
Sunu Felsefeyle ilgili böyle bir kitap yazma aklımın ucundan bile
Ergani ilçesinde zamanın gazetecileri kimlerdi? Yazarımız Müslüm Üzülmezi’in anlattıklarını 50
Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
“Şimdi size Heykel’den bir kartal gibi bakıyorumEski günleri bir bir
Rastgele Yazılar
karacadağ eteklerindeişkence fabrikası durmadan çalışıyor: 24 saat.insanlar açinsanlar perişankol geziyor
şimdi kuşkayası’nda olmak vardı!şahin gibi yükseklerde özgürlüğün sarhoşluğundakeskin bakışlarla aşağıdakileri
Mehmet Yakut’la Bir Yazışmamız Sevgili Ağabey,Yazı çok güzel olmuş. Ellerine