İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir tek kalıba sokamayız. Çünkü akıl, beceri, yetenek eşit yaratılmış ve dağıtılmış değildir; imkân ve ihtiyaçlar da öyle. İnsanların tümünün dünyaya çıplak geldiği doğrudur, ama biri sarayda diğeri bir köy evinde
Devamı →suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen üzülme ve beni de üzme!bırak geçmişi-düşünme geleceğiötelerin ötesine bak,karanlık her gecenin ardından nasıl olsa söker şafak!sen düşleri
15 Mart 2008 tarihinde yayımlanan bu yazım, kıymetli dostum ve hemşerim Ergün Sönmez’in 20 Aralık
İyi bir okuyucu olduğumu bilen bazı güzel insanlar arada bir nitelikli ve çoğu zaman harika
Son Eklenenler
Vedat Çetin Tarih yazmak zor bir iştir. Tarihin içinde saklı birikimin bulunup çıkarılması için sabır ve azim gerekir. Bu nedenle Hilar gibi antik bir yerleşim yeri üzerine tarih çalışması yapmak demek… Tarih yazmak zor bir iştir. Tarihin içinde
M. Şehmus Güzel Buğdayın ilk ekildiği, ekmeğin fırında ilk pişirildiği yer olarak bilinen Hilar’in tarihi yazıldı. Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı ‘On Bin Yıllık Tarihin Tanığı: Hilar’ adlı kitap Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nda çıktı. Ergani’de, 1965 yaz dinlencesindeyiz. Bir
“Yenilenlerin tarihidir bu anlatacağım,tarihleri anlatılmayacak olanların tarihi.Adları sokaklardan adları kitaplardan silinenlerin tarihi.Zalime karşı baş kaldırdıkları söylenmeyecek olanların tarihi,dünyayı değiştirme çabaları yadsınanların tarihi,dünyayı değiştirmeyi bazen başaranların tarihi,unutulmaya razı olmayanların tarihi.” -Francis Combes Tarih, geçmişimizi araştıran bilim dallarından biridir. Tarih,
M. Şehmus Güzel Arkeoloji ve Sanat Yayınları genel olarak araştırma ve kazı yapmış ünlü akedemisyenlerin ve iyi tarihçilerin yapıtlarını yayınlanmasıyla tanınıyor. Bu kez bu kural bir parça bozulmuş. İyi de olmuş. İlk defa arkeolog veya tarihçi olmayan birinin
Nurettin Değirmenci Araştırma yapanlar gerçeklere ulaşmayı amaç edinmelidir. 1970’li yıllarda, genel olarak, kısa yoldan Türkiye, Ortadoğu, hatta Dünya’daki yoksul toplumları baskı ve acılardan kurtarmayı hayal ediyorduk. Kısmen bilgi ve beceri kazanıp, acı gerçekleri yaşadıkça, bireyleri, aileleri, toplumları… kurtarmanın
Uzun süredir sitemize değerli yazılarıyla katkıda bulunan Sayın Müslüm Üzülmez‘in “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı: HiLAR” adlı kitabı Arkeoloji ve Sanat Yayınları‘nın katkılarıyla okuyucularıyla buluştu. Sayın Müslüm ÜZÜLMEZ‘i kendi Web adresinden ve sitemizdeki yazılarından takip edenler, kendisinin tarihe
M. Şehmus Güzel 1965 yaz dinlencesindeyiz. Ergani’de. Bir yıl öncesinde İstanbul ve Ankara’daki değişik fakültelerin giriş sınavını kazanmış ve ilk ders yılını idrak etmiş «Ergani’nin medar-iftiharı» biz gençler, yani Şeref Yıldız, Zeki Sezer, Zülküf Güneli ve bendeniz kulunuz,
Naci Gümüş Hemşehrimiz, araştırmacı yazar sevgili Müslüm Üzülmez, bir düzine eserine; bütün arkeologların, antropologların, sosyologların, tarihçilerin ve sanat tarihçilerinin ilgisini çekecek, araştırmalarına katkı sağlayacak önemli bir kitap daha ekledi. Kitap alanında prestijli bir yere sahip olan “Arkeoloji ve
Son Eklenenler
Yazarımız Müslüm ÜZÜLMEZ gazetemize yaptığı açıklamada: “Tüm duyarlı güzel insanları,
İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol
şiirlerimsana bir öpücük gibi ulaşmalıgül misali saçının tellerine konmalıgüzel başını
En Çok Okunanlar
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Önsöz Bilime, edebiyata, sanata değer katan tüm erdemli insanların anısına…
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Rüya gerçeklikten kopuştur. Uykuda görülen imgeler olarak tanımlanır. Gördüğümüz rüyaların
Gazetemizin köşe yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kişisel web sitesi www.uzulmez.site yayın
Rastgele Yazılar
“İnsanoğlunun saygın ve haysiyetli bir yaşam mücadelesi yok edilemez; insanoğlunun
“…mülk olarak almak için geçmekte olduğun memleket dağlar ve dereler
çınar ağacının dibinde,anılarımın sessizliğindeyim:akar suyun sesi, yaprakların hışırtısı,geveze serçelerin oynak