/

“Dicle Aydınlığı” ve Köy Enstitüleri

Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak istiyorum. Söz konusu kitabı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Kemal Kocabaş hazırlamış. Kitap çıkar çıkmaz da, sağ olsun, “Müslüm Üzülmez arkadaşıma katkıları için teşekkürler… Dostlukla… 13 Nisan 2026” diye imzalayıp göndermiş. Böylesi hacimli bir kitabı hazırlaması ve daha mürekkebi kurumadan da imzalayıp göndermesi nedeniyle asıl ben değerli hocama

Devamı →

İhtimallerin Hayallerini Kuranlar

İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir

Bir Dosta Seslenişim

suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen

Son Eklenenler

“Adını Arayan Coğrafya”nın Düşündürdükleri

“Nereye bir ad verilmişse, bir sebebi olduğu için o ad oraya verilmiştir. Dünyada sebepsiz verilmiş hiçbir ad yoktur” –İmâmî Bir coğrafya adını arıyor… Bir halk kimliğinin geri verilmesini istiyor… Türkiye çok hızlı, inişli çıkışlı bir süreçten geçiyor… Bu

Kardeşim Yervant ve Kıymetli Hocam M. Ş. Güzel’e

Udi Yervant Bostancı ile bir yazışmamız Siz hemşerilerim sevdiklerinizle/sevdiklerimle Avrupa’nın şah damarı, sosyal devrimlerin ve artçı sarsıntılarının yaşandığı tarih ve özgürlük kokan Paris’te bir araya gelir ve de benim için de güzelim rakıdan birer duble devirirlerde ben sevinmem

Garnizon Kültüründen Demokrasi Kültürüne…

Ali Rıza Üleç Duvarın ardında umutlarım çiçek açar! Sevgili Müslüm Üzülmez bir yazısında, acılarla yoğrulmuş yaşamının içinden süzülüp gelen birikimleriyle; yeniye, iyiye, güzele ve ışığa direnenlerin garnizon kültüründen beslendiklerini yazmış. “Her Türk asker doğar”sa, kaçınılmaz olarak da, asker

Bir Akşam Geceye Dönerken Paris’te

(15 Ocak 2010 cuma gecesi 20.5’ten 23.10’a kadar nasıl geçti? Bilenler lütfen parmak kaldırsın.) Değerli grupdaşlarım hepinize en içten sevgi ve selamlarımla başlıyorum. Evet kıymetli hemşerimiz, sıkı ve hakiki dostumuz, eşi bulunmaz ud ve ses sanatçımız Udi Yervant

“Her Dil Tarihin Arşividir”

10.01.2010 tarihinde İstanbul Galatasaray’da Garaj İstanbul adlı mekânda Süryanice dili ve el yazmacılığı geleneğiyle ilgili yönetmenliğini Hakan Aytekin’in yaptığı “yarına bir harf” belgesel filminin gösterimine ve “dil” temalı sergiye çağrılı bir davetli olarak katıldım. Sergiye gittiğimde sergi salonu

İyi ve Kötü, Işık ve Karanlık, Yaşam ve Ölüm

Bizleri yılan ve akreple dolu karanlık odalarda terbiye etmek istiyorlar. Plan üstüne planlar yapılıp yaşamımızda ışık ve gül olmasını istemiyorlar. Kafeslenip mahkûm edilerek, dünyamız karartılarak, zindanda yaşamamızı istiyorlar. Işığın özgürlük, gülün barış olmasından dolayı ışıktan korkuyorlar, gülden nefret

“Konuşan Fotoğraflar”

“İşgalcilerin kül ve enkaza çevirdiği kentlerin ve külün içindeki közün fotoğrafını çekiyoruz.Serin dağ başlarında konuklarını bekleyen rüzgârın, kayalarda ağlayan suların, bize birlikte yaşamayı öğreten ağaçların fotoğrafını çekiyoruz.” -Mehmet Özer Konuşan Fotoğraflar bilgisayar marifetiyle oluşturulmuş bir animasyon sonucu konuşan

“BEN SENDEN Bİ SALXUM ÜZÜM İSTEDİM SEN BAHAN Bİ BAĞ VERDİN”

Udi Yervant Bostancı’ıdan aldığım bir yazı Müslüm Babam,O muhteşem resimleri ve de mailini içim yanarak okudum. Tabi ki o weraneyi(*) görüpte üzülmemek mümkün mü? Hemen Tatyos efendinin Rast makamındaki harika şarkısı aklıma geldi: Bir gönlüme bir hali perişanıma

1 55 56 57 58 59 96

Son Eklenenler

Halk

Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında

En Çok Okunanlar

Eski Zamanlarda Üçevler

                 Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün

Bir Dosta Seslenişim

suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa

Rastgele Yazılar