Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
cıvıl cıvıl bir işçi kentinden hayalet bir kasabaya… Madenciliğin başlangıcını, gelişimini, sonuçlarını ele almak için tarihin akışı içindeki dönemeçlerden birini seçmemiz gerekiyor. En uygun olarak 12 bin yıl öncesini, yani Neolitik dönemin başlangıcını ele alabiliriz. Yaşadığımız coğrafyanın ve
hayat önce bahar rüzgârısonra çöl rüzgârı gibi eser:acı, tatlı, güzel, çirkin ne varsabir gün sona erer. Diyarbakır’ın değerli evlatlarından Cengiz Yıldız (d.1953) 11 Ekim 2018’de İstanbul’da vefat etti. Bir gün sonra da dostlarının, sevenlerinin omuzlarında İstanbul Bakırköy Mezarlığı’nda
Yaz sıcağı kavuruyor. Sıcakların bu kavurucu etkisi altında Misbah Hicri’nin yeni yayımlanan İdama Yürüyen Adam (Temmuz 2018-Favori Yayınları) kitabını okudum. Ağustos sıcağı insanın fiziki bedenini yaktığı gibi kitaptaki her öykü insanın yüreğini yakıp dağlıyor. 1950’lerde başlayıp 1970’li yıllara
Sevgili Arkadaşım Huneyn Kaygusuz,Gönderdiğin yazılarını kitap formatında düzelttim. Yazıların çok karışık ve çok imla ve yazım hatası vardı. Yazı dosyanı belli bir düzene koydum ve yazım hatalarını, noktalama işaretlerini, bozuk cümleleri yetilerim ölçüsünde gidermeye çalıştım. Biraz zamanımı aldı,
Her kriz döneminde ‘vadesi doldu’, ‘işi bitti’ denilen kapitalizm yaklaşık her on yılda bir yaşadığı krizleri aşarak bir üst sarmala varabilme dinamiklerini bünyesinde taşımanın avantajını hep yaşadı. Şimdi yine yeni bir farklı kriz yaşanıyor. Krizin nedeni, dünya genelinde
Yerkürenin farklı bölgelerinde yiyecek üretimi nerede, ne zaman ve nasıl başladı? Bu soruya yanıt vermeden önce, bu yerlerin, tarihlerin nasıl saptandığı konusuna kısaca değinmek gerekir. Arkeologlar yiyecek üretiminin tarihini, o kazı yerinde bulunan karbonlu maddeleri radyokarbon testinden geçirerek
Madenciliğin başlangıcını, gelişimini, sonuçlarını ele almak için tarihin akışı içindeki dönemeçlerden birini seçmemiz gerekiyor. En uygun olarak 12000 yıl öncesini, yani Neolitik dönemin başlangıcını alabiliriz. Yaşadığımız coğrafyanın tarihini bilmemiz açısından bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yapılan arkeolojik kazılar sonucu;
“Sümer Kervanları Erciyaş ve Ergani’ye uzandığı günden beri, Türkiye’de SERMAYE vardır.”Dr. Hikmet Kıvılcımlı (Türkiye’de Kapitalizm’in Gelişimi, Köxüz Yayınları, Önsöz.) Ergani’nin Maden’le ilişkileri tarihten ve idari, ekonomik, komşuluktan gelmektedir. Tarihten gelen ilişkiler nedeniyle, birçok yerli ve yabancı araştırmacı tarafından
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
gece siyah saçlarını günün yüzüne örttüğündeay, gecenin siyah saçlarını aralayıp
Ergani’de yaşlı bir annem var. Zorunlu olmadıkça hiçbir çocuğunun evinde
“Tüm zaferlerin sırrı, öngörülmeyenin öngörülmesindedir.” –Marcus Aurelius Amerika merkezli bir