/

“Dicle Aydınlığı” ve Köy Enstitüleri

Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak istiyorum. Söz konusu kitabı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Kemal Kocabaş hazırlamış. Kitap çıkar çıkmaz da, sağ olsun, “Müslüm Üzülmez arkadaşıma katkıları için teşekkürler… Dostlukla… 13 Nisan 2026” diye imzalayıp göndermiş. Böylesi hacimli bir kitabı hazırlaması ve daha mürekkebi kurumadan da imzalayıp göndermesi nedeniyle asıl ben değerli hocama

Devamı →

İhtimallerin Hayallerini Kuranlar

İnsanların çoğu yer içer, çalışıp bir şeyler yapar ve bol bol konuşur ama çok azı düşünür. Dünyanın her yerinde böyledir bu; bizler tüm insanların aynı özelliğe sahip olduğunu var sayıp onları bir

Bir Dosta Seslenişim

suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa düşer;karanlığın içinde ışığın trajedisini yaşıyorum.sen

Son Eklenenler

Tarım ve Uygarlığın Başlangıç Noktası

Yerkürenin farklı bölgelerinde yiyecek üretimi nerede, ne zaman ve nasıl başladı? Bu soruya yanıt vermeden önce, bu yerlerin, tarihlerin nasıl saptandığı konusuna kısaca değinmek gerekir. Arkeologlar yiyecek üretiminin tarihini, o kazı yerinde bulunan karbonlu maddeleri radyokarbon testinden geçirerek

Dünyada Madenciliğin İlk Başlangıç Noktası

Madenciliğin başlangıcını, gelişimini, sonuçlarını ele almak için tarihin akışı içindeki dönemeçlerden birini seçmemiz gerekiyor. En uygun olarak 12000 yıl öncesini, yani Neolitik dönemin başlangıcını alabiliriz. Yaşadığımız coğrafyanın tarihini bilmemiz açısından bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yapılan arkeolojik kazılar sonucu;

Ergani-Maden İlişkisi ve Ergani Bakır Maden İşletmesi Üzerine

“Sümer Kervanları Erciyaş ve Ergani’ye uzandığı günden beri, Türkiye’de SERMAYE vardır.”Dr. Hikmet Kıvılcımlı (Türkiye’de Kapitalizm’in Gelişimi, Köxüz Yayınları, Önsöz.) Ergani’nin Maden’le ilişkileri tarihten ve idari, ekonomik, komşuluktan gelmektedir. Tarihten gelen ilişkiler nedeniyle, birçok yerli ve yabancı araştırmacı tarafından

Sevgili Yeğenim,

“Kimsenin mal ve can güvenliği bulunmamakta, her tarafta asker kaçakları, eşkıyalar yol keser, yağma yapar ve devletin tüm kademelerinde rüşvet alır başını gider. Halk perişan bir vaziyettedir.” (Fazla Kitap Göz Çıkarmaz, Ama… – Müslüm Üzülmez /18 Mayıs 2018)

Fazla Kitap Göz Çıkarmaz, Ama…

“Körün gözünde görme kuvveti olmaz.” -Ferîdüddîn Attâr (Esrârnâme,s.146.) Yerel tarihle ilgilendiğimi bilen kitapevi sahibi bir arkadaşım; “İstanbul’dan Bağdat’a Mektuplarla Bir Anadolu ve Ortadoğu Seyahati 1892” isminde bir kitabın çıktığını, çalışmalarımda faydalanabileceğimi; kitapta Maden, Ergani, Diyarbakır hakkında da bilgiler

Dil, “Zihnin Aynası”dan Çok Daha Fazlasıdır

“Anadilim benim derim ve diğer diller ise giysilerimdir. İnsan ne zaman isterse kendi isteklerine göre giysilerini değiştirebilir ama derisini değiştiremez.” –Antti Jalava Baskın Oran hoca bir röportajında; “dil haklarını yasaklama başta olmak üzere vahim bir asimilasyon politikası uygulandı

Hefaystos, Bir Mayıs ve Ergani İsminin Kökeni

Hefaystos (veya Hephaistos) Eski Yunan mitolojisinin önemli tanrılardan biridir. “Tanrılar ülkesi” Olympos’ta oturan “yüceler yücesi” baştanrı Zeus, karısı baştanrıça Hera’nın katkısı olmadan, anasız, tanrıça Atena’yı doğurur. Hera buna çok içerlenir; kıskançlığından, inat olsun diye, o da tek başına,

Bir Tatlı Yanılgı: “Görünüyorum O Halde Varım”

“Var olma” halleri ile ilgili kitaplar ilgimi çekiyor. Bir süre önce teolog ve işletme uzmanı Philip Roscoe’nin kaleme aldığı “Harcıyorum Öyleyse Varım” kitabını okumuş ve kitap ile ilgili kaleme aldığım yazımda bir şiirimle birlikte “var olma” hali ile

1 25 26 27 28 29 96

Son Eklenenler

Halk

Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında

En Çok Okunanlar

Eski Zamanlarda Üçevler

                 Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün

Bir Dosta Seslenişim

suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa

Rastgele Yazılar

“Bir Gün Mutlaka”

Bu hafta, Hayri Çakmak’ın gönderdiği “Bir Gün Mutlaka” yazısını sunmak