Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş dönmesi, denge kaybı, yürürken sallanma, unutkanlık, halsizlik ve bazı zamanlar hafıza bulanıklığı hayatımın sanki birer parçası oldular. Uyku da bu olumsuz durumdan nasibini alıyor, çoğu kez uyku ile uyanıklık arasında gidip geliyorum. Zaman, mekân ve mesafeden muaf değişik türden rüyalar görüyor ve her uyandığımda da rüya gördüğümü
Devamı →Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının çok önemli ulusal bir kaybıdır. Ben, 1977 yılında Diyarbakır Belediyesi’nde vekaleten Temizlik İşleri Müdürü iken, o aynı
Kardeşim Ali Haydar Üzülmez Ağustos ayının ilk haftasında “Doğu’nun Servet Düşkünlüğü ve Zihinsel Tembelliği” başlıklı
Bu yazımda, Tanıklarıyla Köy Enstitüsünden İlköğretmen Okuluna DİCLE AYDINLIĞI adıyla yeni çıkan bir kitabı tanıtmak
Son Eklenenler
Bir zamanlar Diyarbakır’da günlük yayımlanan Yeni Yurt gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Evirgen gazetesinde şahsımla ilgili yazdığı bir yazıda şu bilgiyi paylaşmıştı: “Yapılan bir araştırmaya göre dünyada en fazla şair, yazar ve fikir adamı yetiştiren il Diyarbakır’dır. Yanlış
Anadolu Kültür ile Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin birlikte ortaklaşa yürüttüğü bir proje kapsamında Diyarbakır Hafızası’nın “İlçe Postası” ismiyle başlayan yeni sergi dizisi 18 Aralıkta yayına konuldu. Serginin editörlüğünü Pınar Öğünç, çevirilerini Dilawer Zeraq, Abdulsıttar Özmen
Kardeşim Ali Haydar Marksizm ve Sovyet Pratiği başlıklı bir yazı yazdı. Yazısında tarihsel bir önemi bulunan, dünya genelindeki kolektif yanılgımız Sovyet deneyimini anlatıyor. Sorgulayıcı, olgulardan hareket edilerek yazılmış bir yazı. Ali Haydar benim sadece kardeşim değil; O, arkadaşım,
Yaklaşık 20 yıl önce, arkadaşım Ali Aslan beni Ergani’de Hafız Zülfi Yokuş’un kızı Xecê’nin evine götürmüştü. O zaman Xecê (Hatice Kayar) artık ufacık bir kız çocuğu değil; evlenmiş ve çoluk çocuk sahibi bir kadındı. Geçmişe dair konuşmak istemiyordu,
Kürt coğrafyasında tarihî/kültürel miras yok ediliyor! Daha başta söyleyelim; tarihî eserlere gerçek anlamıyla maalesef yeteri kadar ilgi göstermiyor, onları koruyamıyoruz. Ülkenin tamamına dair geçerli olan bu olumsuz tablo, Kürt coğrafyası söz konusu olduğunda çok daha ağır ve daha
Arkadaşım edebiyat öğretmeni Ali Ekber Pekşen’den harika bir yazı aldım. Kendisi İstanbul Kadıköy’de bir dönem müfettişlik, emeklilik sonrasında ise özel bir dershanenin Türkiye koordinatörlüğünü yapan Hocamın “Eğitim Aykırı İnsanlar Yetiştirmeli” başlıklı yazısını eğitimde müfredat ve yeni derslerin eklenip,
Bu yazımda genç bir yazarımızı tanıtmak istiyorum. Yazarımızın adı Neçirvan Bozkaplan. (Yazarımız daha önce nüfus kaydında Ahmet olan ismini mahkeme kararıyla Neçirvan olarak değiştirmiştir.) Neçirvan’la 25-30 Nisan 2023 tarihlerinde Çermik’te düzenlenen 4. Kitap Fuarı’nda tanışmış ve bu tanışmamızda
Zamanın durdurulmaz akışının bir sonucu olarak bizim kuşak sonbaharına girdi gibi. Yavaş yavaş sararıp dalından düşen yaprak misali arkadaşlarımız hayattan birer birer düşüyor. Bu düşenlerin arasına maalesef Süleyman Talay da katıldı. Süleyman Talay, “kas hareketinin kontrolünden sorumlu sinir
Son Eklenenler
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu”
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Kardeşim Ali Haydar Üzülmez Ağustos ayının ilk haftasında “Doğu’nun Servet
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
tüm acılarıbir yürekte taşımak çok zor tüketiyor adamı Bilemedim kıymetini,
Eşref ÜzülmezTarih Öğretmeni Sn. Müslüm Üzülmez,“Ergani’den Çayönü’ne: Uzun Bir Yürüyüş”
(15 Ocak 2010 cuma gecesi 20.5’ten 23.10’a kadar nasıl geçti?