Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
Gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede hükümetler, partiler, sivil toplum kuruluşları, entelektüel çevreler yaygın biçimde “Yerel ve Yerel Yönetim nedir?” sorusuna yanıt aramaktadırlar. Avrupa Birliği’nin demokratikleşme beklentileri, ulus devletin geleceğine ilişkin kuşkular, “kamu”ya ilişkin yeni yaklaşımlar ve özellikle
Küreselleşen bir dünyada insan hakları refah düzeyinin ve yaşam kalitesinin geliştirilmesi ve korunmasında en temel değerdir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, 1993’de, Viyana’da toplanan Dünya İnsan Hakları Konferansı’nı açarken, insan haklarının hem evrensellik iddiası taşıyan hem de tarihsel olan
Geçtiğimiz günlerde iki kongreye katıldım. Birincisi, Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda 17-19 Mayıs 2006 tarihleri arasında düzenlenen “6. Uluslararası Boya, Vernik, Mürekkep ve Yardımcı Maddeler Sanayi Kongresi ve Fuarı (Boya 2006)”.
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir.“ (Anayasa -Madde 56) Kentler, bulundukları doğal yerleşim yerinde temin edemedikleri ihtiyaçları gidermek amacıyla civar bölgede yaşayan
“Fırat ve Dicle’nin harap kıyılarını,Zararlı otlar kaplamış.Hiç kimse sokağa adım atmıyor artık,Ve neşeyle dolaşmaya çıkmıyor.Çayırdaki sığırlar,Ne süt ne de yağ veriyor,Anaç koyunlar doğurmuyor,Tüm ülke korku içinde.” MÖ. 2000’li yıllarda Sümerlerce yazılmış Gılgameş Destanı’nda, günümüzde sıkça Ortadoğu diye anılan,
Oğlum Ozan’ın davetlisi olarak eşimle birlikte Rusya’nın Saint Petersburg kentine gittik. Giderken sevinçli olmanın yanında, değişik duygular içerisindeydim. Birincisi, ilk defa yurt dışına çıkıyordum; farklı bir ülkeyi ve coğrafyayı, farklı insanları ve değişik bir kültürü görecektim. İkincisi, oğlumla
Batı’da düşünce, Doğu’da lider yüceltilir. Osmanlı, “Tanrı yeryüzünü Müslümanlara, denizleri de kâfirlere verdi” diye düşünürmüş. Bu düşünce, sebepsiz de değildi: Göçebeler her daim kendilerini atın sırtında, gemi güvertesinden daha rahat ve güvende hisseder. Yerleşik Batı ise, karada ticaret
Duy, vuruldum seslenemem sesim kısıkGüvercinim yaralı kanadı kırıkGönderemem sevda yüklü mektubumuBari görüşüme sen gel nazlım, sık sık Türkiye’de herkes bir gün cezaevine düşebilir.Türkiye’nin sosyal ve siyasal tarihine baktığımızda nice insanın cezaevlerinde ömür tükettiklerini, halen de ömür tüketenlerin var
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
Celal Başlangıç Müslüm Üzülmez Ergani üzerine yazdığı kapsamlı kitapla ‘İsyankâr
“Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim. Kalp durur.
İşyerlerinde ve konutlarda gazlardan meydana gelen zehirlenmeler ve olumsuz etkilenmeler