Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana bir arzumun olup olmadığını sordu, ben de, teşekkür edip iyi dileklerimi bildirdim. Ardından; “Abi, Şire üzümü çıkmış, sana bir sepet göndereyim mi” diye sordu. Bu soru ve Şire üzümü gönderme söylemi nedense beni yıllar öncesine götürdü ve çok sevdiğim insanlardan biri olan Osman Bardakçı’yı hatırlattı. Osman (Bardakçı) Abi, 18 yıl önce, bir
Devamı →12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim” başlıklı yazımın sonlarında bir yerde şunu yazmıştım: “Doğa ana kucağını açmış gelecek yiğit evlatlarını bekliyor: kızlarını ve oğullarını.” Evet, doğa ana yiğit
Diz çökmedim ama sağlık sorunum beni fazlasıyla zorluyor. “Ahmak sarhoşluğu” diye tanımladığım iletin etkisiyle baş
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel ödeyendi. Onun vefatı Kürt halkının
Son Eklenenler
Tarihin akışını ve toplumların kaderini değiştiren makinaların gelişimini, akıllanmasını ve toplumsal yaşama etkilerini; yazar ve düşünürlerin sürekli gelişen makineleşme karşısındaki duruşlarını “Ütopya, Distopya ve ‘Çalışılmayan Bir Dünya’” başlıklı yazımla (08 Eylül 2022) başlayan ardışık birbiriyle ilintili beş yazı
İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Sovyetler Birliği’ne bağlı Kızıl Ordu Hitler faşizminin kalbi Berlin’e girdi ve paralel olarak aynı zamanda Amerika Avrupa’ya bir çıkartma yaparak bazı ülkelere yerleşti. Savaşın sonunda yapılan bir anlaşmayla da sadece Avrupa değil, dünya ikiye
“Hafızın nefesi ateş, su ve toprak gibi/ Asal ve asil” –M. Nuri Aslan Kavalcı Hafız Zülfo hakkında birçok yazı yazdım. Birçok şair ve yazar da yazdı. Ama ne kadar çok yazarsak yazalım ona olan borcumuzu ödememiz mümkün değil.
Gecenin derin sessizliğinde kitap okurken birden telefonum çaldı. Baktım, arayan Seyithan Erol arkadaşım. Açtım. Kısaca; “Sana bir yazı gönderiyorum, okumanı istiyorum. Yazının sonunda Hafız Zülfo ile ilgili bir şiir de var, belli ki senin yazılarından esinlenerek yazmış,” dedi
“Kelimeler insana düşüncelerini gizlesin diye verilmemiştir.” -Jose Saramago Her şeyin aynileştiği, farklılıkların her geçen gün daha da azaldığı günümüzde tanıdıkların, arkadaşların, yoldaşların duygu ve düşüncelerini yazmaları ve bunları kitap olarak yayımlamalarından daha anlamlı güzel bir şey olamaz diye
Sevgili dostum ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden koğuş arkadaşım Recep Maraşlı’nın Almanya’dan adıma imzalayıp gönderdiği Diyarbakır ya da Sodom’un 5 No’lu Zindandaki Bin Günü(*) kitabı teknoloji ve iletişimin bunca gelişmişliğine rağmen ancak 2 ay 5 günde elime ulaştı.
Bir önceki yazımda ütopya ve karşı-ütopya/ distopya mevzusuna kısaca değinmiş ve sonrasında Çalışılmayan Bir Dünya kitabını baz alarak “her işi makineler yapacaksa insanlar ne yapacak?” diye sormuştum. Bu yazımda ise Çalışılmayan Bir Dünya/Teknoloji, Otomasyon ve Çözüm Yolları(*) kitabına
Sevgili Arkadaşım Cumali Eşsizoğlu,Arkadaşım, öncelikle böyle güzel bir kitabı(*) yazmanız nedeniyle sizi kutluyorum. Kadir kıymet bilip bir tane de imzalayarak bana göndermenizden dolayı teşekkür ediyorum.Kitabın baskısı, kapağı, sayfa boyutu, kâğıt kalitesi güzel.Şiirlerde biçim güzel, içerik sanki biraz sorunlu
Son Eklenenler
Geçtiğimiz günlerde Erganili bir dostumla telefonda yaptığımız sohbet sonrası bana
12 Şubat 2026 tarihinde 1968/78 kuşağını anlatan “Bir Dosta Seslenişim”
İçindekilerSunu/3Birinci BölümDiyarbekir’den Çeşitli Görünümler/Manzaralar/5İkinci Bölüm[25. Sene-i Devriye-i Cülûs-ı Hümâyun Törenleri]/44Üçüncü
En Çok Okunanlar
Elime tesadüfen geçen Gözen Akça’nın hazırlamış olduğu Ergani Halk Kültürü
Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün
Bu başlıkla yayımlanan yazının en son hali sonradan Felsefe ve
suskunluğun korkunç dibe batışındaışığa fazla hızlı koşanlarkimi zaman saklı-görünmez karanlığa
Mehdi Zana Kürt halkının önemli değerlerinden biriydi. Direnen ve bedel
Rastgele Yazılar
14-29 Mayıs 2013 tarihleri arasında Diyarbakır, Ergani ve Çermik’te bulundum.
Işığın Kaynağı Düşün ve Sanat DergisiSayı: 5, Yıl: 2015 “Aslanlar
Ölüm; hayatın ötesi, ayrılığın ebediliğidir. Sevgili Dayım Nurettin Değirmenci ardında