Gazetemizin köşe yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kişisel web sitesi www.uzulmez.site yayın hayatına başlamıştır. Yazarımızın web sitesinde gazetemizde yayınlanmış yazıları dışında, basılmış kitapları, değişik gazete ve dergilerde çıkmış yazıları, teknik yazıları ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış yazıları ile kendisi ve kitapları hakkında basında
Çermik ve Yazılı Kaynaklar
Misbah Hicri Yazılı Kaynaklarda ÇERMİK, Yazar-Şair-Araştırmacı Müslüm Üzülmez tarafından yapılan araştırma ve incelemeler sonucu Çermik’in kadim tarihini bilgi ve belgeler ışığında tarih meraklıları ve sevenleriyle buluşturan, Çermik’i tanıtan bir kitap. Bu güne kadar Çermik için benzerine rastlamadığım bir çalışma. “Kent Işıkları” isimli yayınevi tarafından 2012 yılı içinde baskısı yapılan kitap 228 sayfadan oluşmaktadır. Yazılı belge ve fotoğraflarla ortaya konan bu eser tarih meraklılarının dikkatini çekeceği gibi herkesin merakla bakacağı bir araştırma… Sunu kısmı kitabın yazarı Müslüm Üzülmez tarafından, önsözü ise Ana Esas Duruşu Geç kitabının yazarı Kamil Sümbül tarafından kaleme alınmış. Kitap belgelenirken kaynaklara sadık kalınmış. Malum tarihler gibi sulandırılmadan,
Kaymakamlıktan İntihal
Ergani Kaymakamlığı’nın yayınladığı “Onbin Yıllık Tarihin Tanığı ERGANİ” kitabının tamamen intihal (çalıntı) olduğu iddia ediliyor. “Onbin Yıllık Tarihin Tanığı Ergani” adlı kitap, Müslüm Üzülmez’in 2005 yılında yayınlanan “Çayönü’nden Ergani’ye: Uzun bir yürüyüş” ile 2009 yılında yayınlanan “On bin Yıllık Tarihin Tanığı Hilar” adlı kitaplarından alıntılar içeriyor. Yazar Müslüm Üzülmez’in avukatlarınca, Ergani kaymakamlığına çekilen ihtarda, “Hazırlatılan tanıtım kitabının Müvekkilimizin, “On bin Yıllık Tarihin Tanığı Hilar” adlı kitabının isminin değiştirilmeksizin kullanılmasının yanında, yapılan alıntılar o kadar fazladır ki, alıntılar çıkarıldığı zaman hazırlattığınız tanıtım kitabında kültürel ve tarihi bilgi namına hiç bir şey kalmayacak; kitap yalnızca Kaymakamlığınızın ve Ergani’deki diğer kurumların hizmetlerini anlatan
Kaymakamlıktan İntihal
Ergani Kaymakamlığı’nın yayınladığı tanıtım kitabı Yazar Üzülmez’in kitaplarından intihal çıktı. Ergani Kaymakamlığı’nın yayınladığı “Onbin Yıllık Tarihin Tanığı ERGANİ” kitabının tamamen intihal (çalıntı) olduğu iddia ediliyor.“Onbin Yıllık Tarihin Tanığı Ergani” adlı kitap, Müslüm Üzülmez’in 2005 yılında yayınlanan “Çayönü’nden Ergani’ye: Uzun bir yürüyüş” ile 2009 yılında yayınlanan “On bin Yıllık Tarihin Tanığı Hilar” adlı kitaplarından alıntılar içeriyor.Yazar Müslüm Üzülmez’in avukatlarınca, Ergani kaymakamlığına çekilen ihtarda, “Hazırlatılan tanıtım kitabının Müvekkilimizin, “On bin Yıllık Tarihin Tanığı Hilar” adlı kitabının isminin değiştirilmeksizin kullanılmasının yanında, yapılan alıntılar o kadar fazladır ki, alıntılar çıkarıldığı zaman hazırlattığınız tanıtım kitabında kültürel ve tarihi bilgi namına hiç bir şey kalmayacak; kitap
Çermik Kitabına Dair Bazı Notlar
Saffet Altındağ “Öyle bir yerdeyim kiNe karanfil ne kurbağaBir yanım mavi yosunDalgalanır sularda Dostum dostumGüzel dostum Bu ne beter çizgidir buBu ne çıldırtan dengeYaprak döker bir yanımızBir yanımız bahar bahçe…” Selam Abi. Kitabın okuma süresi boyunca sözleri Hasan Hüseyin Korkmazgil’e, bestesi Ahmet Kaya’ya ait yukarıdaki şarkıyı anımsattı. Kitabının adını “yazılı kaynaklar” diye başlaması yüzünden çok eleştirilecek şey bırakmıyor. Konu bütünlüğünü sağlama ve kurgu gayet güzel ancak Editör bence sınıfı geçemedi. Neden dersen; Yazarın yaptığı kelime hataları duruyorsa bu onun değil editörün suçudur ve hayli var. Bir yerde teknik özelliğe (Sadece ÇERMİK’e ait) sahip kitabında gerek sunu gerekse diğer kısımlarda bana
Yazılı Kaynaklarda Çermik Kitabı Çıktı
Hemşerimiz Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı kitap, 228 sayfadan oluşuyor. Hemşerimiz Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı ve 228 sayfadan oluşan “Yazılı Kaynaklarda Çermik” kitabı çıktı. Geleceğin iyi inşa edilmesi için geçmişin iyi bilinmesi gerektiği, bu gereklilikle tarihin hüküm sürdüğü, zamanın durduğu, tabiatın konuştuğu Çermik’le ilgili önemli bir kaynak olacak “Yazılı Kaynaklarda ÇERMİK” adlı kitap, kitapçı raflarındaki yerini aldı. Kitapta, “Çermik Diyarbakır’ın kuzey batısında 90 km mesafede, toplam 50.134 nüfusa sahip bir ilçemizdir. İsmini doğusunda bulunan kaplıcadan (kudret hamamından) almaktadır. Çêrmug, Çermuk, Germıke, Aberna gibi isimlerle de adlandırılmış veya adlandırılmaktadır” denildi. Eskiden Çermik’te birçok inanç ve etnik gruba mensup insanlar birlikte yaşadığı vurgulanan
Yazılı Kaynaklarda Çermik
Nurettin Değirmenci Ankara Gazi Lisesinde okurken Ankara İl Halk Kütüphanesinde 40’dan fazla kitap okudum. Özellikle Hasan Ali Yücel’in tercüme ettirdiği kitaplar hoşuma gidiyordu. Ancak, bazı kitapları anlayamıyordum. İnsanlar sahip oldukları kavramların miktarı ile orantılı olarak karşılarındaki insanların konuşmalarını ya da okudukları eserleri anlayabilirler. Ankara’da kitap okurken yazılı belge, yazılı kaynak, tarihi kalıntılar… Kavramlarına yabancıydım. İlk defa İTÜ’DE Fizik Profesörü Nusret Kürkçüoğlu, “Verdiğim fizik derslerini daha iyi anlayabilmeniz için, benim kitabımın dışında, tahtada yazılı eserlerden yararlanabilirsiniz. Fizik biliminin değişik konularında ileri çalışmalar yapmak isteyenlere kaynaklar konusunda yardımcı olurum…” Dedi. Tahtaya Türkçe, İngilizce, Almanca ve İtalyanca bazı eserlerin isimlerini yazdı. Böylece, ilk
Yazılı Kaynaklarda Çermik (Tanıtım)
Geçmişini bilmeyen geleceğini doğru temeller üzerinde kuramaz. Çermik, Diyarbakır’ın kuzey batısında 90 km mesafede, toplam 50.134 nüfusa sahip bir ilçemizdir. İsmini doğusunda bulunan kaplıcadan (kudret hamamından) almaktadır. Çêrmug, Çermuk, Germıke, Aberna gibi isimlerle de adlandırılmış veya adlandırılmaktadır. Eskiden Çermik’te birçok inanç ve etnik gruba mensup insanlar birlikte yaşardı. Bu inanç, etnik grup ve uygarlıklardan geriye kalan bilgiler ne yazık ki bugün elimizde çok azdır. Oysa geriye dönüp baktığımızda Hurilerin, Mittannilerin, Asurluların, Urartuların, İskitlerin, Medlerin, Perslerin, Makedonların, Selevkosların, Partların, Ermenilerin, Romalıların, Bizanslıların, Arapların, Emevîlerin, Abbasilerin, Şeyh-Oğullarının, Hamdanîlerin, Mervânîlerin, Selçukluların, İnanoğullarının, Nisanoğullarının, Eyyubilerin, Anadolu Selçuklularının, Artukluların, Osmanlıların tarihin belli dönemlerinde sırasıyla Çermik’e
Yazılı Kaynaklarda Çermik
Kent Işıkları/ Araştırma/ Türkçe Çermik, Diyarbakır’ın ilçesidir. İsmini doğusunda bulunan kaplıcadan (kudret hamamından) almaktadır. Çêrmug, Çermuk, Germıke, Aberna gibi isimlerle de adlandırılmış veya adlandırılmaktadır. Eskiden Çermik’te birçok inanç ve etnik gruba mensup insanlar birlikte yaşardı. Bu inanç, etnik grup ve uygarlıklardan geriye kalan bilgiler ne yazık ki bugün elimizde çok az. Oysa geriye dönüp baktığımızda tarihi süreç içinde Hurilerin, Mittannilerin, Asurluların, Urartuların, İskitlerin, Medlerin, Perslerin, Makedonların, Selevkosların, Partların, Ermenilerin, Romalıların, Bizanslıların, Arapların, Emevîlerin, Abbasilerin, Şeyh-Oğullarının, Hamdanîlerin, Mervânîlerin, Selçukluların, İnanoğullarının, Nisanoğullarının, Eyyubilerin, Anadolu Selçuklularının, Artukluların, Osmanlıların belli dönemlerde sırasıyla Çermik’e egemen olduklarını; dahası Haburman Köprüsü, Ulu Cami, Beyler Sarayı, Saray Hamamı,
Dalga Geçer Gibi…
Ergani Kaymakamlığı tarafından özel bir ajansa yaptırılan Ergani’nin tanıtımı için yayımlanan kitabın içeriğinde bulunan birçok bariz hata tepkilere neden oldu. “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı” başlığıyla, Erganili araştırmacı- yazar Müslüm Üzülmez’in “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı Hilar” kitabının ismiyle de bire bir benzerlik gösteren kitap, birçok eksik ve yanlış bilgiyi içinde barındırıyor. Özel bir ajans tarafından hazırlanan Ergani tanıtım kitabında özellikle Makam Dağı’nın sönmüş bir volkanik dağ olduğu tespiti ile Makam Dağı yerine başka bir yerin fotoğrafının kullanılması gibi birçok bariz hata, tepki çekti. Vatandaşlar; ilçenin tanıtımı noktasında hazırlanan, ilçenin muhteviyatında bulunan temel öğelerin iyi araştırılmadan, tamamen internet dökümü ile
Acının, Zulmün, Ölümün Adı
Türkiye, 12 Eylül 1980 sabahına tankların sesleriyle uyandı. Kulaklar her 10 yılda bir gelen bu sese aşinaydı. Ancak ne hikmetse, 12 Eylül sabahına kadar susmayan silah sesleri, tank seslerinin ardından bir anda susuvermişti 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesi… Türkiye’nin darbeler zinciri… Ölümlerin, gözyaşlarının ve zulmün sokaklarda kol gezdiği, komşunun komşuyu vurduğu dönemin, nasıl olup da bir anda duruvermesinin şaşkınlığını yıllarca yaşadığımız bir darbeydi 12 Eylül 1980… Peş peşe ölüm haberleri12 Mart darbesinin izlerini atmaya çalışan Türkiye, sağ ve sol kesimlerde başlayan fikir tartışmaları ve örgütlenmenin hareketliliğini yaşıyordu. Toplumsal uyanışın yaşandığı bu dönem,