Plus - Page 7

/

Eski Zamanlarda Üçevler

                 Üçevler’de herkesin yerine nöbete kalan Anam Hava Üzülmez’e… hüzün sarıncakayan bir yıldız gibi düşersin aklıma.ahhh… üçevler…dut ağacının gölgesinde kaldı gençliğim. Üçevler; Makam Dağı’ndan bazen çok sert, bazen de serin esen rüzgârların dokunuşuyla okşanan, yaşamımda geçmişe doğru uzanan biraz puslu, biraz silik,

okuma süresi: 132 dk.

Salih Şimşek’ten Aldığım Kürtçe Bir Mektup

okuma süresi: 3 dk.

Hevalê min ê hêja, Muslum.(1) Dereqa pertûka hevalê me yê hevbeş; Mamoste Cûmalî de, nivîsîna te ya danasînê, min bi dilgermî û dilşadîyek mezin xwend. Bê şik, her cure nivîs; berhemên kedek mezine. Berhemên bi vî rengî, berî her tiştî sebrek û xebatek bê hempa divê. Lê çi mixabe ku civaka me, qedrê vê xebatê zêde nizane. Xwezî her kesê nola te; li van berhemên rexneyên xwe yên erênî bikira. Wê gavê, ewê ciwaka me jî, herwekî civakên pêşveçûyî, ji xwendin û nivîsinê hezkiriba. Ji ber vê pîta te ya dilgerm, di serî de, ez sipasên xwe yên ji dil,

Cumali Eşsizoğlu’nun Şiir Dosyasına İlişkin Mektubum

okuma süresi: 2 dk.

Sevgili Arkadaşım Cumali Eşsizoğlu,Bana verdiğin şiir dosyanı okudum. Bir arkadaşın ve yoldaşın olarak sizi kutluyorum. Böyle güzel bir özelliğinizin olduğunu bilmiyordum. Bir hoş oldum. Ve şiirlerin beklediğimden çok iyi. İyi ki bu güzel dizeleri yazmışsın. İyi ki bu şiirleri yazarak tarihe kısa da olsa birer not düşmüşsün. Sevgili Arkadaşım,Ben şiir eleştirmeni değilim. Ama bol bol okuyan, zaman buldukça şiir dâhil hemen hemen her konuda bir şeyler yazan biriyim. Şiirde anlam, biçim ve sözcüklerin dizilimine önem veririm. Şiirin yazılışı kadar okunuşuna da… Bu anlattığım çerçevede Şiir Dosyanıza(*) ilişkin bazı düşüncelerimi ve de önerilerimi yazmak istiyorum:1. Şiirleriniz genellikle halk şiiri türünde hece

Şiir Dosyan Yayınlanmayı Hak Ediyor

okuma süresi: 2 dk.

Eşsizoğlu’na şiirleriyle ilgili yazdığım mektup Sevgili Arkadaşım Cumali Eşsizoğlu,Bana verdiğin Şiir Dosyanı(*) okudum. Bir arkadaşın ve yoldaşın olarak sizi kutluyorum. Böyle güzel bir özelliğinizin olduğunu bilmiyordum. Bir hoş oldum. Ve şiirlerin beklediğimden çok iyi. İyi ki bu güzel dizeleri yazmışsın. İyi ki bu şiirleri yazarak tarihe kısa da olsa birer not düşmüşsün. Sevgili Arkadaşım,Ben şiir eleştirmeni değilim. Ama bol bol okuyan, zaman buldukça şiir dâhil hemen hemen her konuda bir şeyler yazan biriyim. Şiirde anlam, biçim ve sözcüklerin dizilimine önem veririm. Şiirin yazılışı kadar okunuşuna da… Bu anlattığım çerçevede Şiir Dosyanıza ilişkin bazı düşüncelerimi ve de önerilerimi yazmak istiyorum:1. Şiirleriniz

“Güllerin Kokusu ile Selamlar Yolluyorum”

1 min read

Fırat Kaplan’la “Hüzünler Sarnıcı” üzerine yazışmamız… Sevgili Fırat,Yazımın faydası olacağını söylemenize sevindim. Kitapla ilgili düşüncelerimi, dediğim gibi, önyargısız ve sansürlemeden yazdım.(*) Ben şiir eleştirmeni değilim, ama hem şiir yazarım, hem de her konuda bir şeyler yazan biriyim. Yazma deneyimden hareketle düşüncelerimi yazdım. Amacım: Sizin hem biçim yönünden ve hem de içerikçe daha güzel, daha iyi şiirler yazmanıza birazcık katkım olsun istedim. Sözcükleri kullanmadaki ustalığınız ve dile hâkimiyetiniz çok iyi. Bu yeteneğinizi en iyi şekilde içerik ve estetik olarak yazacağınız şiirlere yansıtacağınıza inanıyorum. Ve sizi tekrar canı gönülden kutluyorum.Ergani’ye geldiğimde inşallah görüşürüz. Bu konuları bol bol konuşuruz.Selam ve sevgiler. Müslüm Üzülmez2

“Bu tür makalelerinin sürmesini bilhassa arzuluyorum”

1 min read

M. Şehmus GÜZEL’den aldığım bir yazı DEĞERLİ HEMŞERİM, MERHABA. Makaleni(1) büyük bir zevkle okudum. Çok iyi olmuş. Kutlarım. Bu tür makalelerinin sürmesini bilhassa arzuluyorum. Hele dev kitabında(2) yazdığın hemşerilerimizin hayatını biraz kısaltarak birer makale haline getirebilirsen onlar da çok yararlı olacak. Bunu daha önce de yazdığımı anımsıyorum ama tekrarlamak istiyorum: Çünkü herkesin kitabını edinmesi zor olabilir oysa bir makaleyi okuyup o kişi ve yaşamı hakkında epey bilgi edinebilir. Bu arada Yavuz Aközel isimli bir hemşerimizden edebiyatodası sitesindeki bir yazıma yorumu aracılığıyla haberim oldu. Kitabında sözünü ettiğin öğretmen Osman Akyüz bu arkadaşın babası olmalı? Yavuz Aközel’i tanıyor musun? Gruba(3) ilettiğin fotoları

“Eleştirmesi de güzel”

1 min read

Gülşah Kaya’dan aldığım bir yazı Çok selam ederek başlamak istedim… :)) Evet yazılanları büyük zevkle bende okudum Huneyn Kaygusuz ve Kamil adlı şahsın yazdıklarını.(*) Tarımın geliştiği ilk yer Orta Doğu’da verimli hilal adı verilen bölgedir. İlk defa tarıma alınan buğdayın ana vatanının, Urfa ve Diyarbakır arasındaki Karacadağ olduğu bilinmektedir. Tarımın başladığı yerlerdeki bitkiler de farklıdır. Bunlar sırasıyla belirtilmiştir hepsini yazmasam da aralarında Anadolu’da Cafer höyük (Malatya) Çayönü ( Diyarbakır), Hallan Çemi (Batman), Nevali Çori (Urfa) ve Göbekli Tepe ( Urfa) verimli hilal üzerinde bulunan Neolitik, yani Yeni Taş Çağ’ında köy yerleşimlerinin en önemlileri olduğu bilinmektedir. Verimli hilal ürünleri buğday, arpa,

Abdurrahman Önen’den Aldığım İkinci Mektup

1 min read

Sevgili Müslüm, Huneyn’e bayıldım, resmen mest oldum, hayran kaldım. Bir köylünün bu olağanüstü yerel, evrensel ve entelektüel olmasına bayıldım. Sana mektubu(*) ve krokisi çok zengin bir içeriğe ve evrensel bir anlayışa harika bir örnek. Dolayısıyla gazeteye göndereceğin yazıyı okuduktan sonra daha düzgün ve güzel olması için müdahale edemeden duramadım. Yazının belki haddim ve hakkım olmadan müdahale ettiğim yeni halini sana ekte gönderiyorum:) Beğenir ve uygun görürsen bu yeni halini gazeteye gönderirsin, eskisi çıksa da sorun değil. Kroki çok iyi hazırlanmış, nerdeyse harita gibi. Ancak yer isimlerinin doğru yazımı konusunda bazı sorunlar var gibi görünüyor, Eğer Huneyn’e benden bahsedersen ve bana

Abdurrahman Önen’den Aldığım Mektup

okuma süresi: 2 dk.

Sevgili Müslüm, merhaba.(1) Sana yazılan mektupları şimdi okudum.(2) Mektupların ikisi de pozitif değerlendirme niyetiyle yazılmış ama ben birincisini yani Huneyn Kaygusuz’unkini daha çok beğendim, belki de içerden olduğu için:) Huneyn’in mektubu ile ilgili birkaç şey yazmak istedim. 1-Diyor ki; “İlk göze çarpan ve çok sevdiğim bir kaya var ki, adı Kevirê Mistê Sor’dur.” Bu beşyüz ton ağırlığında olduğunu söylediği kayanın fotoğrafı ve bu kayaya niye “Kevirê Mistê Sor” denildiğini istiyorum. Bizim Derik’te “Kevirê Ker-Sağır Taş” dediğimiz bir kaya vardı, sabahları çalı toplamaya giden kadınların, akşama doğru da tur atan erkeklerin önemli uğrak yerlerinden birisiydi bu sağır taş, ama ne yazık

Abdurrahman Önen’e Yazdığım Mektup

1 min read

Sevgili Arkadaşım,(1) Huneyn Kaygusuz iyi, çalışkan bir köylü. Benim de arkadaşım. Hila’ra yolun düşerse selamımı söyle hem seni gezdirir ve hem de sana gerekli bilgileri verir. Bu arkadaşım bilgisayar kullanmıyor. Klasik mektuplaşama türü haberleşiyoruz ve bazen de telefonlaşıyoruz. Bu nedenle ‘Kevirê Mistê Sor’ kayasının hangisi olduğunu şimdilik sana bildirmem zor. Hilar’a kanımca 5 sene oluyor gitmeyeli. Bu nedenle ‘Kevirê Mistê Sor’ kayası hangisiydi şimdi tam hatırlamıyorum. Fotoğraf isteyince arşivime baktım. Olabilecek kayalardan 2 tanesini ekte gönderiyorum. Sizden düzeltmesini istediğim mektubu da Huneyn yazmıştır. Bu mektuba bir giriş yazısı yazdım. Bunu pazartesi veya salı Ergani’de haftalık yayınlanan Ergani Haber gazetesine göndereceğim.(2)

Kardeşim Yervant ve Kıymetli Hocam M. Ş. Güzel’e

okuma süresi: 3 dk.

Udi Yervant Bostancı ile bir yazışmamız Siz hemşerilerim sevdiklerinizle/sevdiklerimle Avrupa’nın şah damarı, sosyal devrimlerin ve artçı sarsıntılarının yaşandığı tarih ve özgürlük kokan Paris’te bir araya gelir ve de benim için de güzelim rakıdan birer duble devirirlerde ben sevinmem mi?Eski bir tekelciyim. Kimyacıyım. Rakının nasıl yapıldığını iyi bilirim, ama daha çok dostlarla birlikte nasıl içildiğini… Rakının kokusunu, hele insan haslarının sofrasında olanının kokusunu dünyanın diğer ucunda olsa da duyarım. Paris-İstanbul arasındaki dağları, tepeleri, tarlaları, ormanları, kentleri, kasabaları, köyleri ve binaları kuşatan havanın hal ve gidişatından, yani kimyasal yapısından dostlarımın hüzün ve sevinçlerini duyumsarım. Kardeşim Yervant,Anmak ve anılmak erdemli olduğu kadar anlamlıdır

1 5 6 7 8 9 12