Gazetemizin köşe yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kişisel web sitesi www.uzulmez.site yayın hayatına başlamıştır. Yazarımızın web sitesinde gazetemizde yayınlanmış yazıları dışında, basılmış kitapları, değişik gazete ve dergilerde çıkmış yazıları, teknik yazıları ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış yazıları ile kendisi ve kitapları hakkında basında
Halk
Amcam oğlu Tarih Bilim Uzmanı Abdurrahman Üzülmez “Halk” başlıklı yazısında benim Gülme ve Karpuzun İronisi: Ben Bölmeden Geldim Komutanım… kitabıma atıfta bulunarak Kardeşim Ali Haydar’ın konuyla ilgili açıklayıcı mektubunu esas alıp halk, halkçılık, Türkçülük ve narodnikler (Çarlık Rusya’sında -Halka Giden- sosyal devrimciler) hakkında çok önemli tespitlerde bulunmaktadır. Bu önemli yazıyı siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Müslüm Üzülmez 19. 01. 2021 tarihli “Dilemma” başlıklı yazımda başrollerinde Maocu gençlerin olduğu bir anekdot anlatmıştım. Müslim (Üzülmez) ağabeyimin Gülme ve Karpuzun İronisi: Ben Bölmeden Geldim Komutanım… adlı kitabının 67. sayfasında yer alan bu anekdot, kendilerine “Halkın Devrimcileri” diyen ve köylüleri ‘aydınlatma’ya çalışan gençler ile
Müslüm Üzülmez’in Yeni Kitabı
Geçtiğimiz hafta Ergani’deki kitap fuarına uğradım. Orada değerli hemşehrimiz Müslüm Üzülmez ve kardeşi Ali Haydar Üzülmez ile karşılaştım. Araştırmacı-Yazar Müslüm Üzülmez bana yeni çıkan kitabını imzalayarak hediye etti. ‘FELSEFE VE MATEMATİĞİN YOLDAŞLIĞI’ adlı kitabı bir çırpıda okudum. Felsefe ve Matematiğin bu kadar iç içe olduğunu hiç fark etmemiştim. Müslüm Üzülmez Kimya Mühendisi ve aynı zamanda bugüne kadar yirmiden fazla kitabı yayınlanmış değerli bir yazar. Kardeşi Ali Haydar Üzülmez ise, birçok köşe yazısı kaleme almış, kitabın önsözünü de yazan iyi bir Matematik öğretmeni. J & J yayınlarından çıkan kitap 132 sayfa… Kitabın önsözünü yazan Ali Haydar Üzülmez şu satırları kaleme almış:
Kültür ve Bilginin Buluştuğu İlçe: Ergani
7-10 Mayıs tarihleri arasında Ergani’de 2. Kitap Fuarı/Günleri yapıldı. Fuarın “onur konuğu” olan Müslüm ağabeyimle birlikte J&J Yayınevi standında 4 gün aralıksız, yeni çıkan kitaplarımızı imzalamak için bulunduk. Fuarla ilgili gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Fuar açılışla başladı. Açılışa Diyarbakır Belediyesi eş başkanı Serra Bucak, Ergani Belediyesi Eş Başkanları Birsen Azak Bayar ve Şiyar Güldiken; Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü Behçet Tekdemir; fuarın onur konuğu Müslüm Üzülmez; Eğitim-Sen sendikasından başkan Serdal Kaya, yöneticiler ve konuk yazarlar katıldı. Açılış; Eş Başkanlar Birsen Azak Bayar’ın Türkçe ve Şiyar Güldiken’in Kürtçe, Müslüm Üzülmez’in teşekkür konuşmaları ile başladı ve Serra Bucak hanımefendinin konuşmasıyla tamamlandı.Fuarın organizasyonu geçen
Ergani 2. Kitap Günleri başlıyor
Ergani 2. Kitap fuarı bu hafta kapıları kitapseverlere açıyor. Birçok yayınevi fuarda stant açacak Ergani Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Kitap Günleri, 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında Yenişehir’de bulunan Park Orman’da yapılacak. Açılış her gün saat 11.00’de başlayacak. Kapsamında yazarlar ve okurlar bir araya gelecek, söyleşiler, paneller ve imza günleri düzenlenecek. “Çayönü’nden Ergani’ye Uzun Bir Yürüyüş”, “Ergani Tarihinin Saklı Sayfası: Ermeniler” kitaplarının yazarı Müslüm Üzülmez fuarın “onur konuğu” olacak. “Rojava: Ortadoğu Rönesansı” kitabının yazarı, gazetemiz Yeni Yaşam Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi de 7 Mayıs’sa saat 11.00’da “Ortadoğu’da dengeler değişirken Rojava ve Rojhilat” başlıklı panelde konuşacak. Yazar Erdoğan Aydın da
Yazarımız Müslüm Üzülmez’den Ergani 2. Kitap Fuarı’na Davet
Yazarımız Müslüm ÜZÜLMEZ gazetemize yaptığı açıklamada: “Tüm duyarlı güzel insanları, kitap severleri, dostlarımı ve dostlarımın dostlarını davetlim olarak 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Ergani 2. Kitap Fuarı’na bekliyorum” dedi. Düzenlenecek Fuar’ın “Onur Konuğu” olarak belirlenmesinden şeref duyduğunu; kaleme aldığı Çayönü’nden Ergani’ye Uzun Bir Yürüyüş (Kendi Yayını), Makam-Makam Çiçeği ve Bülbül (Titiz Yayınları), Ergani Tarihinin Saklı Sayfası ERMENİLER (İBV Yayınları), On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR (Arkeoloji ve Sanat Yayınları/ ve Payîz Yayınları) ve Yoldaş Koçero (TÜSTAV Yayınları) gibi kitapları ile yazdığı çeşitli makalelerinin bu onurun verilmesinde katkısının olduğunu düşündüğünü; Ergani’ye hizmet etmenin kendisi için bir görev olduğunu belirtti. Ayrıca,
ENVER ATILGAN VE DİCLE KÖY ENSTİTÜSÜ
EDİTÖRÜN NOTU: Müslüm Üzülmez 1950 Ergani doğumlu araştırmacı yazar ve şairdir. İlk ve orta öğrenimini Ergani’de, yüksek öğrenimin ise Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu Kimya Mühendisliği Bölümü 1977 yılında tamamlar. Kamu ve özel sektörde değişik görevlerde bulunur. 12 Eylül’de bir süre tutuklu kalır. Ayrıca dernek, sendika, siyasi parti yöneticiliği, işçilik, pazarcılık gibi çeşitli işlerde çalıştı. Üzülmez, en son 1990 yılında memur olarak girdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nden 2010 yılında emekli oldu. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmekte; kitap çalışmalarının yanı sıra çeşitli gazete, dergi ve sitelerde yazılar yazmaya devam etmektedir. Evli ve iki çocuk
Dicle Köy Enstitülü Öğretmen, Şair, Yazar Enver Atılgan …
Prof. Dr. Kemal KOCABAŞ “Yıl 1946 aylardan Haziran / Günlerden cumartesi / Bir sevinç var bugün / Doğan çocukta, yeşeren ağaçta, açan gülde, Nasıl olmasın? / Söz eğitiminin değil / İş eğitiminin babası Koca Tonguç Dicle’de / Bir bir dolaşıyor iş alanlarını / Marangoz, demirci atölyelerini / Sebze, meyve bahçelerini / Ekin bloklarını / Nasıl da karan, hayranlıkla izliyordu / Harç karan, duvar ören öğrencilerini / Ve sonra okul müdürü Nazif Evren / Evren kadar büyük bir müdür / Öğretmeniyle, yönetime katılan öğrencisiyle / Koca Tonguç’un önünde / Hesap veriyorlar 700 öğrenciye / Bir bir anlatılıyor yapılanlar / Müdür, öğretmen,
Hilar bir yerleşim yeri olarak neden seçildi?
Bilim insanlarının, tarihçilerin, araştırmacıların, gazetecilerin ve meraklıların ilgisini çeken, Hilar mağaraları ve Çayönü Tepesi/ Qoté Berçém ile ünlü Hilar köyü neden bir yerleşim yeri olarak seçildi?Bu sorunun yanıtı Müslüm Üzülmez’in Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafın 2009 yılında yayımlanan On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR kitabında bulunmaktadır.Tanınmış yazarlarımızdan Müslüm Üzülmez bu konuyu detaylı araştırıp kitabında nedenlerini bir bir sıralamıştır. İlgili kısmı olduğu gibi sunuyoruz:Hilar’ın Yerleşim Yeri Olarak Seçilmesinin Nedenleri?Doğada bütün oluşumlar, göreceli olarak, ihtiyaç ve tepki sonucu, neden-sonuç ilişkisi içinde ortaya çıkar. İnsanların Hilar’ı ilk yerleşim yerlerinden biri olarak seçmesi de, doğal çevresinin uygun oluşu ve ihtiyaçlarına cevap vermesindendir.Hilar’ın iklim, coğrafî
On Bin Yıllık Tarihin Tanığı ‘HİLAR’ kitabı yeniden okurla buluşuyor
Gazetemiz yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı ve Kuzey Mezopotamya tarihine ışık tutan “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR” kitabı, 16 yıl aradan sonra Payîz Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. TİGRİS HABER – Gazetemiz yazarlarından Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı ve Kuzey Mezopotamya tarihine ışık tutan “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR” kitabı, 16 yıl aradan sonra Payîz Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Kitap, 2. Hilar Festivali kapsamında imza etkinliğiyle okurlarla buluşacak. 2009 yılında Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından ilk baskısı yapılan ve kısa sürede tükenen Müslüm Üzülmez imzalı On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR kitabı, 2025 yılı Ekim ayında Payîz Yayınları tarafından ikinci
Müslüm Üzülmez’in “On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR” kitabı Yeniden Okuyucuyla Buluştu
Diyarbakır / Ergani – Yazar Müslüm Üzülmez’in kaleme aldığı On Bin Yıllık Tarihin Tanığı HİLAR kitabı, 2009 yılında Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yapılan ilk baskısının tükenmesinin ardından, Payîz Yayınları tarafından Ekim 2025’te ikinci kez yayımlandı. Üzülmez, kitabında Kuzey Mezopotamya’yı da içine alan geniş bir tarihsel çerçevede Hilar’ın geçmişine ışık tutuyor. Yerleşim yerinin seçilme nedenlerinden, mağaralarının tarihsel işlevlerine; Hilar ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bulgulara kadar pek çok konuda detaylı bilgiler sunuyor. Özellikle Çayönü kazıları üzerinden günümüzden yaklaşık 10 bin yıl önce yaşamış insan topluluklarının yaşam biçimleri, beslenme alışkanlıkları, barınma yöntemleri, toplumsal ilişkileri, inanç sistemleri ve mülkiyet anlayışları