{"id":6481,"date":"2007-11-30T10:02:00","date_gmt":"2007-11-30T10:02:00","guid":{"rendered":"https:\/\/www.uzulmez.site\/?p=6481"},"modified":"2023-07-01T16:21:12","modified_gmt":"2023-07-01T16:21:12","slug":"hanry-c-barlkeyin-diyarbakir-ergani-maden-izlenimleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.uzulmez.site\/?p=6481","title":{"rendered":"Henry C. Barkley&#8217;in Diyarbak\u0131r-Ergani Maden \u0130zlenimleri"},"content":{"rendered":"\n<p><\/p>\n\n\n\n<p>17., 18. ve 19. y\u00fczy\u0131llar Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun toprak kaybetti\u011fi, par\u00e7alanmaya gitti\u011fi y\u00fczy\u0131llard\u0131r. Bu y\u00fczy\u0131llar, ayn\u0131 zamanda Bat\u0131l\u0131 bir\u00e7ok gezginin, ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n, m\u00fchendisin, arkeologun, planlamac\u0131n\u0131n, istihbarat\u00e7\u0131n\u0131n, askeri dan\u0131\u015fman veya uzman\u0131n Mezopotamya ve Anadolu&#8217;da cirit att\u0131\u011f\u0131, ilgi duydu\u011fu y\u00fczy\u0131llard\u0131r. Sestini, William Heude, William Francis Ainsworth, Vital Cuinet, Gertrude Bell, Ellsworth Huntington, Helmut Von Moltke&#8230; en \u00e7ok bilinenleridir.<\/p>\n\n\n\n<p>19. y\u00fczy\u0131l gezginlerinden Henry C. Barkley&#8217;de bunlardan biridir.<\/p>\n\n\n\n<p>Henry C. Barkley, \u00e7ok mahir bir \u0130ngilizdir. As\u0131l mesle\u011fi m\u00fchendislik olup, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;ndaki ilk demiryolunu d\u00f6\u015feyendir. Uzun y\u0131llar Balkanlar&#8217;da ve Anadolu&#8217;da bulunmu\u015ftur. Gezdi\u011fi ve g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc yerlerle ilgili bir yandan teknik raporlar d\u00fczenlerken, di\u011fer yandan da sosyal ve ekonomik ya\u015fama dair g\u00fcnl\u00fckler tutmu\u015ftur. Daha sonra \u0130ngiliz h\u00fck\u00fcmetinin b\u00f6lgeye olan ilgisinden dolay\u0131, \u0131srarlar\u0131 sonucu tuttu\u011fu notlar ve g\u00fcnl\u00fckler Anadolu ve Ermenistan&#8217;a Yolculuk ad\u0131 alt\u0131nda kitap olarak yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kitap; 1878 y\u0131l\u0131nda B\u00fckre\u015f&#8217;ten ba\u015flay\u0131p \u0130stanbul, Bursa, Ankara, Kayseri, Adana, Urfa, Siverek, Diyarbak\u0131r, Ergani Maden, Harput, Dersim da\u011flar\u0131, Erzincan, Erzurum, Trabzon g\u00fczerg\u00e2h\u0131ndaki gezilerini ve bu gezide tuttu\u011fu notlar\u0131 kapsamaktad\u0131r. Yazar g\u00fcnl\u00fcklerinde, yolculu\u011fu boyunca g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7arp\u0131kl\u0131klar\u0131 oldu\u011fu gibi aktarmakta; yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131k, mizah\u00ee bir dille ele\u015ftirmektedir. Yazara g\u00f6re T\u00fcrklerin &#8220;adam olmas\u0131&#8221; m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil, bu nedenle ba\u015fta \u0130ngilizler olmak \u00fczere Bat\u0131l\u0131lar Osmanl\u0131ya ne parasal ve de idari yard\u0131mda bulunmal\u0131, yard\u0131mlar\u0131n Osmanl\u0131y\u0131 daha k\u00f6t\u00fc bir sonuca g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, en iyisi &#8220;kendi ya\u011flar\u0131nda kavrularak&#8221; do\u011fru yolu bulmalar\u0131n\u0131n daha iyi olaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Kitap, d\u00f6neme ili\u015fkin sosyal ve ekonomik duruma ili\u015fkin verilerin yan\u0131nda T\u00fcrk\u00fc, K\u00fcrd\u00fc, Ermenisi ve daha bir\u00e7ok milletten insan\u0131yla Anadolu co\u011frafyas\u0131nda, &#8220;kadersiz topraklarda&#8221; veya &#8220;cehalet i\u00e7inde y\u00fczen topraklarda&#8221; ya\u015fayanlar\u0131n ne yedikleri, ne i\u00e7tikleri, neler giydikleri; \u00fclkedeki yolsuzluk ve r\u00fc\u015fvete insanlar\u0131n nas\u0131l bakt\u0131klar\u0131n\u0131, Saray&#8217;dan Anadolu&#8217;nun nas\u0131l g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc veya Anadolu&#8217;dan Saray&#8217;\u0131n nas\u0131l g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin bilgilerin yan\u0131nda, y\u0131k\u0131m\u0131n e\u015fi\u011findeki Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;ndaki idari yap\u0131n\u0131n nas\u0131l &#8220;r\u00fc\u015fvet bata\u011f\u0131nda y\u00fczd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc&#8221; de g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Eserin en olumlu yan\u0131, co\u011frafyam\u0131za d\u0131\u015fardan bakan bir yabanc\u0131n\u0131n, daha do\u011frusu bir Avrupal\u0131n\u0131n tespitlerini ve g\u00f6zlemlerini i\u00e7ermesidir. Olumsuz yan\u0131 ise, her ne kadar objektif olmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsa \u00e7al\u0131\u015fs\u0131n eserin belirli bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip, yerel k\u00fclt\u00fcre vak\u0131f olmayan Bat\u0131l\u0131 bir insan\u0131n \u00f6nyarg\u0131lar\u0131ndan kurtulamayaca\u011f\u0131 olu\u015fudur. Ele\u015ftirilerinden sadece T\u00fcrkler de\u011fil; Ermeniler, K\u00fcrtler ve Araplar da nasibini almaktad\u0131r. K\u0131saca kitapta ilgin\u00e7 g\u00f6zlemleri var.<br>Kitab\u0131n Diyarbak\u0131r ve Ergani Maden ile ilgili b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131ya al\u0131p, oldu\u011fu gibi bilgilerinize sunuyorum:<\/p>\n\n\n\n<p><em>&#8220;Halep \u00c7\u0131ban\u0131<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Kilikya&#8217;daki Toros Da\u011flar\u0131&#8217;n\u0131 ge\u00e7ene kadar kendimize bir cam par\u00e7as\u0131nda bakabilmek i\u00e7in buldu\u011fumuz her f\u0131rsat\u0131 de\u011ferlendirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorduk. Bazen bu f\u0131rsat\u0131 yakalayamad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, itiraf etmeliyim ki, ben, bir kayna\u011f\u0131n veya derenin suyunda, Halep \u00e7\u0131ban\u0131n\u0131n i\u015fareti olan k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131rm\u0131z\u0131 bir sivilce g\u00f6rmekten endi\u015fe duyarak y\u00fcz\u00fcm\u00fc inceliyordum. Kilikya ve Mezopotamya&#8217;daki t\u00fcm \u015fehirlerde yayg\u0131n olmas\u0131na ra\u011fmen neden \u00f6zellikle Halep \u00e7\u0131ban\u0131 olarak adland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc anlayamad\u0131m. Ne zaman bu b\u00f6lgelerden birine gitsek, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz herkesin onun kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 az veya \u00e7ok ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck ve bizim de ka\u00e7\u0131\u015f\u0131m\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylendi. Ellerde veya y\u00fczde \u00e7\u0131k\u0131yordu. S\u00f6yledi\u011fim gibi k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131rm\u0131z\u0131 bir nokta olarak ba\u015fl\u0131yor ve sonra b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131 peniden be\u015f \u015filine kadar olabilen yan\u0131k benzeri a\u00e7\u0131k bir yaraya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyordu. Verdi\u011fi ka\u015f\u0131nma hissi hastay\u0131 \u00e7\u0131ld\u0131rt\u0131yordu \u00e7\u00fcnk\u00fc dokunuldu\u011fu veya s\u00fcrt\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc takdirde yara t\u00fcm y\u00fcz\u00fc kaplayana kadar b\u00fcy\u00fcmeye devam ediyordu. Bu illetin b\u00fcy\u00fcme s\u00fcrecini tamamlamas\u0131 alt\u0131 haftay\u0131 buluyordu ve bu s\u00fcre i\u00e7inde hasta zay\u0131f d\u00fc\u015f\u00fcyor, genel olarak sa\u011fl\u0131ks\u0131z oluyordu. \u0130yi taraf\u0131, kurban bir kere hastaland\u0131 m\u0131, bir daha buna yakalanm\u0131yordu. Ama \u00f6mr\u00fc boyunca derin izlerini ta\u015f\u0131yor ve bir zamanlar &#8220;\u00e7\u0131ban&#8221; diyar\u0131nda bulunmu\u015f oldu\u011funu gizleyemiyordu. Hi\u00e7 kimse ondan bir iki y\u0131ldan fazla ka\u00e7am\u0131yordu ve yolcular genellikle \u00fclkeye ilk girdikleri anda ona yakalan\u0131yordu. Hen\u00fcz tedavisi olmamakla birlikte hastal\u0131\u011f\u0131n seyrini yava\u015flatacak veya geciktirecek bir y\u00f6ntem de bulunamam\u0131\u015ft\u0131. Yerlilerde yolculardan daha belirgin izler b\u0131rak\u0131yordu \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7o\u011fu daha \u00e7ocukken bu hastal\u0131\u011fa yakalan\u0131yorlard\u0131 ve \u00e7ocuklar\u0131n yaray\u0131 ka\u015f\u0131mas\u0131n\u0131 engellemek de m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. V\u00fccudun a\u00e7\u0131kta kalan k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 etkilemesinden ve ilk g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn bir sivrisinek \u0131s\u0131r\u0131\u011f\u0131 gibi olmas\u0131 ger\u00e7e\u011finden yola \u00e7\u0131karak, hastal\u0131\u011f\u0131n sebebinin b\u00fcy\u00fck ihtimalle u\u00e7an bir b\u00f6ce\u011fin \u0131s\u0131rmas\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131m. Amerikal\u0131 bir bayan\u0131n iki y\u0131l boyunca bu hastal\u0131\u011fa yakalanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunu da s\u00fcrekli pe\u00e7e takmas\u0131na ba\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmas\u0131yla birlikte bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm sa\u011flamla\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><em>G\u00f6z \u0130ltihab\u0131<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Bu musibetle birlikte, ayn\u0131 \u015fekilde buralarda yayg\u0131n ama daha tehlikeli olan ba\u015fka bir hastal\u0131k daha var: g\u00f6z iltihab\u0131. \u00c7ok az yerli ondan ka\u00e7may\u0131 ba\u015farabiliyor. Y\u00fczlerce ki\u015fi bu hastal\u0131k y\u00fcz\u00fcnden k\u00f6r olurken \u00e7ok az\u0131 sadece zay\u0131fla\u015fan ve mahmurla\u015fan g\u00f6zlere sahip olarak kurtulabiliyor. Korkutucu bir \u015fekilde salg\u0131n haline gelebilen hastal\u0131k, hastan\u0131n g\u00f6zlerine yerle\u015fen sinek o\u011fullar\u0131yla bir ki\u015fiden di\u011ferine bula\u015fabiliyor \u00e7\u00fcnk\u00fc sinekler vir\u00fcs\u00fc bacaklar\u0131yla ta\u015f\u0131yorlar. Ama &#8220;\u00e7\u0131ban\u0131n&#8221; tersine bu hastal\u0131\u011f\u0131n tedavisi var. Sadece g\u00f6zleri \u015fap ve su kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bir sol\u00fcsyonla y\u0131kamak ve her y\u0131kamada temiz bir s\u00fcnger kullanmak gerekiyor. Hatta sadece so\u011fuk su kullanmak bile iyile\u015ftirebiliyor. Bu tedavi y\u00f6ntemini bilmelerine ra\u011fmen yerlilerin onda dokuzu tedaviyi uygulamay\u0131 reddediyor ve y\u0131kanma zahmetine girmektense hastal\u0131\u011f\u0131 do\u011fal seyrine b\u0131rakmay\u0131 tercih ediyor.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Uyuz Hastal\u0131\u011f\u0131<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Diyarbak\u0131r&#8217;daki Ermeni kad\u0131nlar\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 etkileyen ba\u015fka bir hastal\u0131k daha var; uyuz hastal\u0131\u011f\u0131. Evet, k\u00f6peklerde olan\u0131n ayn\u0131s\u0131. Sonu gelmez &#8220;geleneklerin&#8221;, kirlili\u011fin ve tembelli\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan bir hastal\u0131k. Kad\u0131nlar sa\u00e7lar\u0131n\u0131 en fazla haftada bir veya iki haftada bir yap\u0131yorlar. Yanlar\u0131na yiyecek ve i\u00e7eceklerini alarak hamama gidiyor, sa\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fc yaparak koyu bir dedikoduya dalarak b\u00fct\u00fcn g\u00fcn\u00fc orada ge\u00e7iriyorlar. Bu bayanlar\u0131n kuaf\u00f6rlerinin metodlar\u0131n\u0131 detaylar\u0131yla anlatabilecek bilgiye sahip de\u011filim ama sa\u00e7lar\u0131n\u0131 ince ince k\u0131v\u0131rarak \u00f6rd\u00fckten sonra kafalar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde bir sele g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc verir \u015fekilde toplad\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebilirim. Kulaklar\u0131n\u0131 kapatt\u0131klar\u0131ndan kafalar\u0131 kula\u011f\u0131 kesilmi\u015f tav\u015fan gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Haftada bir veya iki haftada bir yap\u0131lan banyolar d\u0131\u015f\u0131nda sa\u00e7lar\u0131na f\u0131r\u00e7a veya tarak de\u011fmedi\u011finden, do\u011fal olarak, bu ho\u015f olmayan hastal\u0131\u011fa davetiye \u00e7\u0131k\u0131yordu, kafalar\u0131 yaralarla kaplan\u0131yordu ve sonu\u00e7ta tamamen kel kal\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bize anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re gen\u00e7 bir adam evlenmek istedi\u011finde, adam\u0131n annesi istenilen k\u0131z\u0131n ailesine teklifi g\u00f6t\u00fcr\u00fcr ve bu arada da k\u0131zda uyuz hastal\u0131\u011f\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgular; ama &#8220;e\u011fer oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131rsa g\u00f6r\u00fc\u015fmeler sona m\u0131 eriyor?&#8221; diye sordu\u011fumda cevap &#8220;\u00e7o\u011funlukla \u00f6yle olmuyor, \u00f6yle olsa k\u0131zlar\u0131n \u00e7o\u011funda oldu\u011fu i\u00e7in erkeklerin yar\u0131s\u0131 evlenemezdi&#8221; oldu.<\/p>\n\n\n\n<p>Diyarbak\u0131r&#8217;da kal\u0131rken Mrs. Boyac\u0131yan&#8217;la (Ermeni dini g\u00f6revli, vali Abdurrahman Pa\u015fa&#8217;n\u0131n zaman zaman dan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fehir meclis \u00fcyesi. M. \u00dcz\u00fclmez) iki kez be\u015f \u00e7ay\u0131 i\u00e7erek sohbet ettik ve ho\u015f saatler ge\u00e7irdik. Evinin temizli\u011fi, \u015fartlar el verdi\u011fince \u0130ngiliz modas\u0131yla d\u00f6\u015fenmi\u015f olmas\u0131, \u015fehrin pisli\u011finin ve bak\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131nda rahatlat\u0131c\u0131 olmu\u015ftu. On ve on iki ya\u015f\u0131nda bir k\u0131z bir erkek, \u00e7ok ho\u015f iki tane \u00e7ocu\u011fu vard\u0131. \u00c7ocuklar \u0130ngilizceyle birlikte bir\u00e7ok dili gayet rahat konu\u015fuyorlard\u0131 ve e\u011fitimlerinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131yla anneleri ilgileniyordu. Mrs. Boyac\u0131yan hayat\u0131ndan \u015fikayet\u00e7i de\u011fildi ama \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n iyili\u011fi i\u00e7in bir kez daha medeniyete girmeyi arzuluyordu. Asl\u0131nda ben de hem onu hem de kocas\u0131n\u0131 papazl\u0131k r\u00fctbesini alm\u0131\u015f olarak ve etraf\u0131nda ona hak etti\u011fi takdiri Diyarbak\u0131r yerlilerinden daha \u00e7ok verebilecek bir topluluk varken \u0130ngiltere&#8217;de g\u00f6rmek isterdim. Daha sonralar\u0131 Mr. Boyajian ve yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fler hakk\u0131nda \u00e7e\u015fitli Amerikan misyonerlerinden \u00e7ok \u015fey duyduk. Baz\u0131 kuramsal konulardaki farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131ndan dolay\u0131 \u00e7o\u011funlu\u011fu ona ah ediyordu ama hepsi kesinlikle \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fkan bir adam oldu\u011fu ve Ermenilerin geneline bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00e7ok zeki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 oldu\u011fu konusunda hem fikirdi.<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u015eehrin Etraf\u0131<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Daha \u00f6nce belirtti\u011fim gibi, Diyarbak\u0131r nehre bir mil uzakl\u0131kta ve elli fit y\u00fckseklikte bir tepenin y\u00fczeyinde duruyordu. \u015eehrin bitti\u011fi noktadan nehre kadar uzanan d\u00fczl\u00fck arazinin topraklar\u0131 i\u015flenerek ba\u011f haline getirilmi\u015f ve meyve a\u011fa\u00e7lar\u0131 ile dolmu\u015ftu. B\u00fct\u00fcn buralar\u0131n sulamas\u0131, \u00f6nce \u015fehrin pis sokaklar\u0131ndan ve a\u00e7\u0131k kanallar\u0131ndan ge\u00e7erek zenginle\u015fen suyla yap\u0131l\u0131yordu. Yeti\u015fen \u00fcr\u00fcnlerin boyutlar\u0131 b\u00fcy\u00fck oluyordu. Kavunlar ve karpuzlar \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fc ve anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re ancak bir e\u015fek taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131nabiliyordu. Dicle nehrinin \u015fehrin kar\u015f\u0131s\u0131nda kalan k\u0131sm\u0131 ge\u00e7ilebilecek kadar s\u0131\u011fd\u0131 ve iki mil kadar \u00f6tede al\u0131\u015f\u0131ld\u0131k say\u0131s\u0131z kemerleriyle eski moda ta\u015f bir k\u00f6pr\u00fc vard\u0131. Nehrin di\u011fer taraf\u0131nda g\u00f6z\u00fcn alabildi\u011fi her y\u00f6nde k\u0131s\u0131r yaylalar bulunuyorken, kuzeyde yirmi milden fazla olmayan uzakl\u0131kta karla \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015f da\u011flar g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Nehrin a\u015fa\u011f\u0131s\u0131nda kalan \u015fehirlerle ileti\u015fim ke\u00e7i derileri \u015fi\u015firilerek yap\u0131lan ve bazen \u00fczerinde k\u00fc\u00e7\u00fck bir kul\u00fcbe bulunan sallarla sa\u011flan\u0131yordu. B\u00fct\u00fcn g\u00fcn boyunca sal\u0131 iki adam s\u0131r\u0131klarla y\u00fcr\u00fct\u00fcyordu ama geceleri suyun gizledi\u011fi kayalardan ve olu\u015fan girdaplardan korktuklar\u0131ndan sal k\u0131y\u0131ya s\u0131k\u0131ca ba\u011flan\u0131yordu. Bir saatte ortalama \u00fc\u00e7 mil yol al\u0131yorlar ve g\u00fcnde de toplam otuz mil yol kat ediyorlard\u0131. Bu \u00e7e\u015fit bir yolculuk tarz\u0131 T\u00fcrk i\u00e7in \u00e7ok keyifliydi \u00e7\u00fcnk\u00fc sigara i\u00e7mek, yemek yemek ve uyumak d\u0131\u015f\u0131nda yapacak ba\u015fka bir \u015fey yoktur. Ama ben bunun zihni daha faal \u00e7al\u0131\u015fan insanlar i\u00e7in b\u0131kk\u0131nl\u0131k verici bir durum oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeden edemiyorum.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Toroslar<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Mezopotamya&#8217;y\u0131 ge\u00e7meden \u00f6nce, ad\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131 Diyarbak\u0131r&#8217;dan Birecik&#8217;e do\u011fru geri atarak geldi\u011fimiz y\u00f6ne d\u00f6nmeyi ve sonra Halep&#8217;ten ge\u00e7erek denize varmay\u0131 ve at \u00fcst\u00fcndeki yolculu\u011fumuzu \u0130skenderun&#8217;da sonland\u0131rmay\u0131 planlam\u0131\u015ft\u0131k. Ama halk\u0131 \u00e7ok azalm\u0131\u015f bu topraklarda yapmay\u0131 o kadar s\u0131k\u0131c\u0131 ve hi\u00e7bir \u00e7ekicili\u011fi olmayan bir \u015fey olarak g\u00f6rd\u00fck ki, ayr\u0131ca b\u00f6lgenin \u00fc\u00e7te ikisini kaplayan volkanik karata\u015flar aras\u0131nda yolculuk yapmak o kadar yorucuydu ki, Diyarbak\u0131r&#8217;a ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z an plan\u0131m\u0131z\u0131 de\u011fi\u015ftirerek bu i\u00e7 karart\u0131c\u0131 ovalarla tekrar y\u00fczle\u015fmektense Toroslar&#8217;dan ge\u00e7erek her an ba\u015flamas\u0131 beklenen kar ve f\u0131rt\u0131naya yakalanma riskini g\u00f6ze almaya karar verdik. Kiepert&#8217;in haritas\u0131n\u0131 \u00e7ok detayl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve bir\u00e7ok gezginden fikir alm\u0131\u015ft\u0131k ve hepsi de buradan ge\u00e7memiz konusunda bizi uyar\u0131yordu. Ali A\u011fa&#8217;ya haritada g\u00f6stererek Trabzon&#8217;un \u0130skenderun&#8217;dan daha yak\u0131n oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011fimizde, mesafe \u00f6l\u00e7menin bir i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131n\u0131, as\u0131l g\u00fcvenilmesi gereken \u015feyin saatler oldu\u011funu belirterek bizimle alay etti. Ama Trabzon&#8217;dan Konstantinapol&#8217;e gitmenin Akdeniz&#8217;den gitmekten daha k\u0131sa s\u00fcrece\u011fine i\u015faret ederek onu susturabildik. Asl\u0131nda zaten karar\u0131m\u0131z\u0131 vermi\u015ftik ve 6 Aral\u0131k sabah\u0131 iyi arkada\u015flar\u0131m\u0131za veda ederek, eve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz\u00fcn sonunda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 hissiyle atlar\u0131m\u0131z\u0131 kuzeye \u00e7evirdik. Yine yolculu\u011fa baz\u0131 nedenlerden ge\u00e7 ba\u015flad\u0131k, bu y\u00fczden sadece alt\u0131 saat yol yapt\u0131k ama bu zaman bizi da\u011flar\u0131n eteklerine getirmeye yetmi\u015fti. \u00c7ad\u0131r\u0131m\u0131zda kalmak i\u00e7in hava \u00e7ok so\u011fuk oldu\u011fundan geceyi bir k\u00f6yde bir yabanc\u0131n\u0131n verdi\u011fi bir odada ge\u00e7irdik. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki geceler de so\u011fuk oldu\u011fu i\u00e7in \u00e7ad\u0131r\u0131m\u0131z\u0131 yine kuramad\u0131k ve havas\u0131z kirli odalar\u0131n verdi\u011fi i\u015fkenceye katlanmak zorunda kald\u0131k.<\/p>\n\n\n\n<p>7&#8217;si sabah\u0131 \u00e7ok erken yola \u00e7\u0131kt\u0131k ve her ge\u00e7ti\u011fimiz mil daha y\u00fckse\u011fe do\u011fru ilerleyen tepelere girdik. Asya&#8217;da s\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi bir tepenin y\u00fcz\u00fcne \u00fcst \u00fcste oturtulmu\u015f evlerin olu\u015fturdu\u011fu Arghana (Ergani) kasabas\u0131nda durmadan kasaban\u0131n a\u015fa\u011f\u0131s\u0131ndan ge\u00e7tik. Biraz daha ilerleyerek Diyarbak\u0131r&#8217;dan beri takip etmekte oldu\u011fumuz yar\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f yoldan ayr\u0131ld\u0131k. Nas\u0131l oldu\u011funu anlamadan manzara muhte\u015fem ve g\u00f6rkemli g\u00f6r\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131. Sadece birka\u00e7 fit geni\u015fli\u011findeki dar ge\u00e7itlerden olu\u015fan da\u011flar neredeyse dikey bir \u015fekilde y\u00fckseliyordu. Bu ge\u00e7itler da\u011flar\u0131 her y\u00f6nden sarm\u0131\u015ft\u0131 ve da\u011flar\u0131 karmakar\u0131\u015f\u0131k bir hale getirerek ge\u00e7ilemez gibi g\u00f6r\u00fcnmesine sebep oluyordu. A\u011fa\u00e7 yoktu ve yaprakl\u0131 herhangi bir bitki \u00e7e\u015fidinin varl\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok zor bulunuyordu, ama kayalar\u0131n rengi ve olu\u015fturdu\u011fu de\u011fi\u015fik toprak \u00e7e\u015fitleri bizi \u00e7ok etkiledi. Bir tepenin \u00fczerinde durup kuzeye y\u00fczlerce mil bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda her rengi ve her rengin tonlar\u0131n\u0131 g\u00f6re biliyordunuz. Ye\u015filin t\u00fcm tonlar\u0131 her tarafta insan\u0131n g\u00f6z\u00fcn\u00fc al\u0131yordu, ge\u00e7itlerin alt\u0131nda, tepelerin zirvesinde\u2026 Bak\u0131r ve muhtemelen di\u011fer zengin mineraller diyar\u0131nda oldu\u011fumuzu anlamam\u0131z i\u00e7in derin bir mineroloji bilgisine gerek yoktu.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dczerinde ilerledi\u011fimiz yol o kadar dar, e\u011fimi dik ve kayalarla kaplanm\u0131\u015ft\u0131 ki, manzaraya sadece g\u00f6z ucuyla bakabilmi\u015ftik, b\u00fct\u00fcn ilgimizi atlara y\u00f6neltmemiz gerekiyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir durum olarak, ne zaman yol \u00f6zellikle k\u00f6t\u00fcle\u015fse atlar\u0131m\u0131z olabilecek en bi\u00e7imsiz \u015fekilde giderdi. Yine tekme att\u0131lar, kavga ettiler, heybeleri kayalara \u00e7arparak ufalamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar, su yollar\u0131nda huysuzluk yapt\u0131lar veya sarp tepelerde ka\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar ve asl\u0131nda kendilerine ve y\u00fcklerine verebilecekleri t\u00fcm hasan vermek i\u00e7in ellerinden gelen her \u015feyi yapt\u0131lar. Sanki da\u011flar\u0131n ihti\u015fam\u0131 onlara hayatlar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrtm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u00c7ocuk Bir Gelin<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Y\u00fcksek kayal\u0131klar\u0131n \u00fczerinde kurulmu\u015f bir k\u00f6yde b\u00fcy\u00fck bir heyecanla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k. Bir d\u00fc\u011f\u00fcn ba\u015flamak \u00fczereydi ve b\u00fct\u00fcn erkek n\u00fcfus yola \u00e7\u0131km\u0131\u015f, k\u0131sa zamanda gelmesi beklenen gelini kar\u015f\u0131lamak \u00fczere davul \u00e7al\u0131yor ve t\u00fcfeklerini ate\u015fliyordu. Bir mil \u00f6tede de gelinin kendisiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k, on \u00fc\u00e7 ya\u015f\u0131ndan fazla g\u00f6stermeyen ufak tefek, bebek y\u00fczl\u00fc bir varl\u0131kt\u0131. \u0130yi beslenmi\u015f bir Arap at\u0131n\u0131n \u00fczerinde oturuyor ve aheste aheste ilerliyordu. Her iki taraf\u0131nda da onu koruyan iki ki\u015fi vard\u0131. Gelin, e\u015flik\u00e7ileri ve at parlak renklerle s\u00fcslenmi\u015fti ve hallerinden \u00e7ok memnun g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Gelinin pe\u00e7esi gev\u015fek ve k\u0131sayd\u0131, y\u00fcz\u00fcn\u00fc bize d\u00f6nerek g\u00fczelli\u011fini gizlemeyi umursamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi ama bir bak\u0131\u015fta g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm kadar\u0131yla \u00e7okta gurur duymas\u0131n\u0131 gerektiren bir y\u00fcz\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Ergani Maden<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Gelinle kar\u015f\u0131lamam\u0131zdan biraz sonra Dicle nehrine vard\u0131k. Burada ger\u00e7ekten \u00e7ok h\u0131zl\u0131 akarak, b\u00fcy\u00fck a\u015f\u0131nm\u0131\u015f iri kaya par\u00e7alar\u0131n\u0131n \u00fczerinden ge\u00e7erek da\u011flardan gelen bir akarsu \u015feklindeydi. \u0130ki saat sonra \u00e7ok y\u00fcksek bir tepeyi ge\u00e7ince onunla tekrar kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k ve yolunu takip ederek Ergani Maden&#8217;e vard\u0131k. Buras\u0131 T\u00fcrkiye&#8217;nin en zengin bak\u0131r madenlerinin i\u015fletildi\u011fi yer olarak biliniyordu. Madenler Romal\u0131lar zaman\u0131ndan beri i\u015fletilmekteydi. Adamlar\u0131, e\u015fyalar\u0131 ve atlar\u0131 bir hana b\u0131rakmam\u0131z birka\u00e7 dakikam\u0131z\u0131 ald\u0131ktan sonra gen\u00e7 bir Rum rehber olarak tutarak b\u00fct\u00fcn buray\u0131 gezdik ve madenleri inceledik. Maden cevheri Dicle&#8217;nin \u00fc\u00e7 y\u00fcz fit kadar \u00fczerinde yer alan sarp kayal\u0131klar\u0131n y\u00fczeyinden \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Cevher, y\u00fczeydeki a\u00e7\u0131k ocaklarda toz haline getirildikten sonra kat\u0131rlar\u0131n s\u0131rt\u0131nda daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir f\u0131r\u0131na gidiyor ve orada eritilerek k\u00fcl\u00e7eler haline getiriliyordu. Bu k\u00fcl\u00e7elerin iki tanesini bir at ta\u015f\u0131yabiliyordu. Madencilerin \u00e7o\u011fu Rum&#8217;du ama birka\u00e7 tane T\u00fcrk de vard\u0131. Kom\u015fular\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na engel olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece herkese maden kuyusu a\u00e7ma izni veriliyordu ve i\u015fi y\u00fcr\u00fctebilmesini kolayla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in kuyu derinle\u015ftik\u00e7e devlet ona avans para veriyordu. Bak\u0131r cevheri eritildikten sonra be\u015f y\u00fcz litresi on yedi kuru\u015fa devlete sat\u0131l\u0131yordu ama ka\u011f\u0131t \u015feklinde \u00f6deme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok fazla de\u011fildi ve g\u00fcnden g\u00fcne farkl\u0131 fiyatlarda al\u0131nd\u0131\u011f\u0131ndan, madenci eme\u011finin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda yeterli miktar\u0131 kazanamamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Civardaki kereste uzun zaman \u00f6nce yok olmu\u015f. En az otuz mil yak\u0131ndan temin edilebilmesinin yan\u0131 s\u0131ra sadece iki fit y\u00fckseklikte ve bir adam\u0131n bile\u011fi kadar bile kal\u0131n de\u011fil. Madenlere e\u015feklerle getirilebiliyor ve bu da tonu 10s. 4d.&#8217;ye mal oluyor. Eritilmi\u015f bak\u0131r\u0131n Samsun liman\u0131na g\u00f6nderilmesi s\u0131ras\u0131nda develer kullan\u0131l\u0131yor ve bu i\u015flem de 7s. kilosu bir \u015filine mal oluyor.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Bak\u0131r Madeni<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Vali bize stoklarda d\u00f6rt milyon litre eritilmi\u015f bak\u0131r cevheri oldu\u011funu ve ta\u015f\u0131nmaya haz\u0131r bir \u015fekilde bekledi\u011fini s\u00f6yledi. Verdi\u011fi bilgi bizi hayrete d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc; \u00e7\u00fcnk\u00fc devletin bu miktara kar\u015f\u0131l\u0131k nakit \u00f6deme yapmas\u0131 bir hayli g\u00fc\u00e7t\u00fc; daha sonra bu mal\u0131n ta\u015f\u0131namad\u0131\u011f\u0131n\u0131, deve sahiplerine k\u00e2\u011f\u0131t para olarak \u00e7ok az \u00f6deme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in art\u0131k develerini madenin yak\u0131nlar\u0131na getirmeyi kabul etmedikleri s\u00f6ylendi. Asl\u0131na bakarsan\u0131z grev yap\u0131yorlard\u0131. Ayn\u0131 hik\u00e2ye tekerr\u00fcr ediyordu; alt\u0131n yumurtlayan tavuk \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcyordu ve T\u00fcrkiye h\u0131zla refah kayna\u011f\u0131n\u0131 kaybediyordu. \u00d6nce kazanlar\u0131 gezdik, i\u00e7inde sekiz tane ocak olan b\u00fcy\u00fck birer hangarlard\u0131, alt kattan \u00e7ok geni\u015f ba\u015flayarak yukar\u0131ya do\u011fru daralan yap\u0131lard\u0131. Kazanlar\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ran te\u00e7hizat o kadar \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fc ki, hemen tamir edilmedikleri s\u00fcrece kullan\u0131lamaz hale geleceklerdi.<br>Daha sonra yolumuzun \u00fcst\u00fcndeki eski, m\u00fckemmel bir da\u011f c\u00fcrufunu ge\u00e7erek tepelerdeki madenlere \u00e7\u0131kt\u0131k. Sadece bir madeni inceledik ama di\u011ferlerinin de onun benzeri oldu\u011funu tahmin etmi\u015ftik. Seksen ya da y\u00fcz fit derinli\u011finde, keresteyle desteklenen e\u011fimli bir maden kuyusuydu. Basamaklar \u00e7ok k\u00f6t\u00fc oldu\u011fundan cevher sadece adamlar\u0131n s\u0131rtlar\u0131nda y\u00fczeye \u00e7\u0131kar\u0131labiliyordu. Se\u00e7ti\u011fimiz maden bir T\u00fcrk&#8217;e aitti ve var\u0131\u015f\u0131m\u0131zdan bir saat sonra maden cevherine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. \u0130ncelemek i\u00e7in onun madenini se\u00e7mi\u015f olmam\u0131zdan heyecanlanm\u0131\u015ft\u0131 ve ona \u015fans getirdi\u011fimizi s\u00f6yledi. G\u00fcc\u00fc yetti\u011fince verebilece\u011fi b\u00fct\u00fcn bilgiyi bize vermekte istekli ve heyecanl\u0131 davranmas\u0131 ho\u015f ve medeni bir insan oldu\u011funu bize kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131. Tepelerdeki b\u00fct\u00fcn madenlerin kaderinin su bask\u0131n\u0131 oldu\u011funu anlatt\u0131 ve zaten biz de a\u011fz\u0131na kadar su dolu bir\u00e7oklar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn b\u00f6lgede kazma ve \u00e7eki\u00e7ten ba\u015fka tertibat yoktu. Yollar, el arabas\u0131, tulumba yoktu; t\u00fcm i\u015f yard\u0131m almayan hayvan ve insan g\u00fcc\u00fcyle yap\u0131l\u0131yordu. Zaman zaman civar tepelerde k\u00f6m\u00fcr aramas\u0131 yap\u0131lmaktayd\u0131 ama \u015fimdiye kadar hen\u00fcz sonu\u00e7 al\u0131namam\u0131\u015ft\u0131. Civardaki b\u00fct\u00fcn kereste kullan\u0131l\u0131yordu ve gelecekte a\u011fa\u00e7 dikmek veya gen\u00e7 ormanlar\u0131 korumakla ilgili bir haz\u0131rl\u0131k yoktu. Dikkate de\u011fer oranda k\u00f6m\u00fcr bulunamad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece bu madenler kapat\u0131lmal\u0131yd\u0131. Madencilerin anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, bu madenler Romal\u0131lar zaman\u0131ndan beri i\u015fletilmesine ra\u011fmen cevherine daha hi\u00e7 dokunulmam\u0131\u015f geni\u015f b\u00f6lgeler vard\u0131. \u00d6zellikle yak\u0131nlardaki bir tepeyi i\u015faret ederek, bak\u0131r\u0131n buran\u0131n her taraf\u0131ndan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylediler.<\/p>\n\n\n\n<p>Hana d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde valiye selamlar\u0131m\u0131zla birlikte ferman\u0131m\u0131z\u0131 da g\u00f6nderdik ve yemekten sonra kendisini ziyaret etmemizi belirten bir davet ald\u0131k. San\u0131r\u0131m bu ziyareti garanti etmek i\u00e7in, bize be\u015f alt\u0131 \u00e7e\u015fitten olu\u015fan yeme\u011fimizi de g\u00f6ndermi\u015fti. Yeme\u011fimiz bittikten sonra G. (yolculuk boyunca yazara e\u015flik eden, ger\u00e7ek ismini yazmad\u0131\u011f\u0131 yol arkada\u015f\u0131. M. \u00dcz\u00fclmez) eski bir arkada\u015f\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rmaya gitti ve bir saat kadar onunla oturdu. Bu s\u0131rada ben handa kalarak madencilerle ve di\u011ferleriyle sohbet ettim. Hepsi, \u0130ngiltere&#8217;ye d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcmde bir \u015firketi buradaki madenlerde \u00e7al\u0131\u015fmaya ikna etmem i\u00e7in bana adeta yalvard\u0131; bu taleplerinin nedeni olaraksa kendi kendilerine kar sa\u011flayacak bir i\u015f yapamad\u0131klar\u0131n\u0131 belirttiler. Korkar\u0131m \u0130ngilizler bu riske girmeyi g\u00f6ze alamazlard\u0131. Bu madenlerin Avrupal\u0131 \u015firketlerin y\u00f6netimine verilmesi konusunda bir\u00e7ok kez giri\u015fimler yap\u0131lm\u0131\u015f ve T\u00fcrklere teklifler g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. E\u011fer kabul edilmi\u015f olsayd\u0131 \u015fimdiki durumlar\u0131ndan \u00e7ok iyi olacaklar\u0131 kesindi. Bu teklifler her seferinde reddedilmi\u015fti, T\u00fcrkler bir g\u00fcn bu madenlerden \u00e7ok para kazanacaklar\u0131na inan\u0131yorlard\u0131. Yabanc\u0131lar\u0131n para kazanmas\u0131, T\u00fcrkler i\u00e7in her zaman nefret kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Bu avantaj\u0131 yabanc\u0131ya vermektense kendisi \u00f6nce gitmeyi tercih eder. Bunu kabul edebilmesinin tek \u015fart\u0131 hi\u00e7 para \u00f6dememesiydi veya \u00f6demenin devletin kaderi ile ilgili olmas\u0131yd\u0131, \u00f6rne\u011fin bir tren yolunun garanti edilmesi gibi. Ayr\u0131ca yabanc\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc keserek ona \u00fcz\u00fcnt\u00fc vermek, T\u00fcrk i\u00e7in bir ne\u015fe kayna\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Bir Pa\u015fan\u0131n Tren Yolu<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Ergani Maden&#8217;den sonra Dicle&#8217;nin kenar\u0131ndan be\u015f saat ilerledik. \u00dczerinde gitti\u011fimiz yol i\u00e7in neredeyse iyi diyebilirim. Muhtemelen az i\u015f\u00e7ilikle yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ama tepenin y\u00fcz\u00fcne g\u00fczel ve ak\u0131ll\u0131ca olu\u015fturulmu\u015f d\u00fczg\u00fcn bir meyil alarak ilerliyordu ve \u00e7ak\u0131llar kullan\u0131larak kal\u0131nca d\u00f6\u015fenmi\u015fti. \u0130lk yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda T\u00fcrkiye&#8217;nin en iyi yollar\u0131ndan biri olmal\u0131yd\u0131. Fakat o zamandan bu zamana, yani d\u00f6rt be\u015f y\u0131ld\u0131r, yenilenmesi veya bak\u0131m\u0131 i\u00e7in \u00fczerinde bir saat bile \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f\u0131. Tepelerden ufalanarak yola d\u00fc\u015fen toprak par\u00e7alar\u0131 yar\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6mm\u00fc\u015ft\u00fc ve as\u0131l geni\u015fli\u011fi olan on iki fit&#8217;i alt\u0131ya kadar d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Ge\u00e7ti\u011fimiz tepelerin aras\u0131ndan inen su yollar\u0131n\u0131n \u00fczerine kurulmu\u015f say\u0131s\u0131z k\u00f6pr\u00fc, iki tane kaya ile desteklenen ince kavak s\u0131r\u0131klar\u0131n\u0131n \u00e7apraz bir \u015fekilde yerle\u015ftirilmesiyle olu\u015fturulmu\u015ftu ve \u00fczerleri toprakla \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Bu tahta s\u0131r\u0131klar\u0131n neredeyse yar\u0131s\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fc. Bu yolu tekerlekli ara\u00e7 trafi\u011fine uygun hale getirmek i\u00e7in gerekenler; y\u00fczeyinden topra\u011f\u0131n temizlenmesi, y\u00fckseklerden akan suyu kesmek i\u00e7in bir kanal yap\u0131lmas\u0131, k\u00f6pr\u00fclerin \u00fczerindeki kereste s\u0131r\u0131klar\u0131n ta\u015flarla de\u011fi\u015ftirilmesi ve biraz daha \u00e7ak\u0131l ta\u015f\u0131 ile d\u00f6\u015fenmesiydi. Yol hi\u00e7bir yerde elli metreden fazla d\u00fcz gitmiyordu, d\u00f6n\u00fc\u015f noktalan genellikle keskindi. Diyarbak\u0131r Valisi oldu\u011fu s\u0131ralar K\u00fcrt \u0130smail (s\u00f6z konusu vali daha \u00e7ok Kurt \u0130smail Pa\u015fa olarak an\u0131lmaktad\u0131r. M. \u00dcz\u00fclmez) taraf\u0131ndan Akdeniz ile Karadeniz&#8217;i birbirine ba\u011flama niyetiyle zorla \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan i\u015f\u00e7ilere yapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Trabzon&#8217;dan ba\u015flayarak \u0130skenderun&#8217;da bitecekti ve yolun temeli at\u0131lm\u0131\u015f, Siverek&#8217;ten Harput&#8217;a kadar izi belirlenmi\u015fti. Ama Ergani madenlerinden buraya kadar gelen k\u0131sm\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir yerde bir milden fazlas\u0131 bitirilmemi\u015fti.<\/p>\n\n\n\n<p>Bitmesine uzun zaman varken, Polonyal\u0131 bir m\u00fchendis Diyarbak\u0131r&#8217;a giderken bu yoldan ge\u00e7mi\u015fti, \u0130smail ona yolla ilgili ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sormu\u015ftu ve Polonyal\u0131, bitti\u011finde tekerlekli ara\u00e7lar i\u00e7in \u00e7ok iyi bir yol olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011finde \u0130smail \u00f6fkelenmi\u015f ve adam\u0131 aptall\u0131kla itham etmi\u015f. Cehalet g\u00f6stererek araba yolu olarak nitelendirdi\u011fi yolun asl\u0131nda tren yolu oldu\u011funu ve Avrupa&#8217;daki en iyi tren yollar\u0131yla e\u015fit hale gelmesi i\u00e7in raylara ihtiyac\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fti. Zavall\u0131 m\u00fchendis vagonlar\u0131n bir evin duvar\u0131 kadar dik olan bu tepelerde \u00e7al\u0131\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in bo\u015f yere \u00e7abalam\u0131\u015ft\u0131, ona hi\u00e7bir \u015fey bilmedi\u011fi ve \u00fcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck Pa\u015faya kar\u015f\u0131 gelebilecek kadar da k\u00fcstah oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fti. Daha sonra, \u0130smail Konstantinapol&#8217;e onun hatt\u0131ndaki yol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bitmi\u015f oldu\u011funu ve raylarla vagonlar\u0131n bir an \u00f6nce g\u00f6nderilmesini bekledi\u011fini belirtir bir rapor vermi\u015fti. Bu talebe kulak verilmedi\u011fini s\u00f6ylemek gereksiz ve \u0130smail \u0130stanbul&#8217;u ziyaret ettikten sonra \u0130stanbul-Edirne aras\u0131ndaki tren yolu hatt\u0131n\u0131 gezerek kendi yolunun \u00e7ok da m\u00fckemmel olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve raylar d\u00f6\u015fenmeden \u00f6nce biraz daha \u00e7al\u0131\u015fma yapmas\u0131 gerekti\u011fini kabul etmi\u015fti.&#8221; (Henry C. Barkley, Anadolu ve Ermenistan&#8217;a Yolculuk, Kesit Yay\u0131nlar\u0131, \u00c7ev: Nil Demir, \u0130stanbul 2007, s. 208-218.)<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:30px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"has-small-font-size\"><em>30\/11\/2007-14\/12\/2007 tarihleri aras\u0131nda 3 b\u00f6l\u00fcm halinde Ergani Haber&#8217;de yay\u0131mland\u0131.<\/em><\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n\n\n<div class=\"taxonomy-post_tag wp-block-post-terms\"><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=anadolu-ve-ermenistana-yolculuk\" rel=\"tag\">anadolu ve ermenistan&#039;a yolculuk<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=bakir-madeni\" rel=\"tag\">bak\u0131r madeni<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=cocuk-bir-gelin\" rel=\"tag\">\u00e7ocuk bir gelin<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=ergani-maden-izlenimleri\" rel=\"tag\">ergani maden izlenimleri<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=goz-iltihabi\" rel=\"tag\">g\u00f6z iltihab\u0131<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=halep-cibani\" rel=\"tag\">halep \u00e7\u0131ban\u0131<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=henry-c-barkley\" rel=\"tag\">henry c barkley<\/a><span class=\"wp-block-post-terms__separator\">, <\/span><a href=\"https:\/\/www.uzulmez.site\/?tag=uyuz-hastaligi\" rel=\"tag\">uyuz hastal\u0131\u011f\u0131<\/a><\/div>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>17., 18. ve 19. y\u00fczy\u0131llar Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun toprak kaybetti\u011fi, par\u00e7alanmaya gitti\u011fi y\u00fczy\u0131llard\u0131r. Bu y\u00fczy\u0131llar, ayn\u0131 zamanda Bat\u0131l\u0131 bir\u00e7ok gezginin, ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n, m\u00fchendisin, arkeologun, planlamac\u0131n\u0131n, istihbarat\u00e7\u0131n\u0131n, askeri dan\u0131\u015fman veya uzman\u0131n Mezopotamya ve Anadolu&#8217;da cirit att\u0131\u011f\u0131, ilgi duydu\u011fu y\u00fczy\u0131llard\u0131r. Sestini, William Heude, William Francis Ainsworth, Vital Cuinet, Gertrude Bell, Ellsworth Huntington, Helmut Von Moltke&#8230; en \u00e7ok bilinenleridir. 19. y\u00fczy\u0131l gezginlerinden Henry C. Barkley&#8217;de bunlardan biridir. Henry C. Barkley, \u00e7ok mahir bir \u0130ngilizdir. As\u0131l mesle\u011fi m\u00fchendislik olup, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;ndaki ilk demiryolunu d\u00f6\u015feyendir. Uzun y\u0131llar Balkanlar&#8217;da ve Anadolu&#8217;da bulunmu\u015ftur. Gezdi\u011fi ve g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc yerlerle ilgili bir yandan teknik raporlar d\u00fczenlerken, di\u011fer yandan da sosyal ve ekonomik<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1197,1064],"tags":[4602,4599,4597,4595,4596,4598,4724,4601],"class_list":["post-6481","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-kultur","category-tarih","tag-anadolu-ve-ermenistana-yolculuk","tag-bakir-madeni","tag-cocuk-bir-gelin","tag-ergani-maden-izlenimleri","tag-goz-iltihabi","tag-halep-cibani","tag-henry-c-barkley","tag-uyuz-hastaligi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6481","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=6481"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6481\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":6649,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6481\/revisions\/6649"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=6481"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=6481"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.uzulmez.site\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=6481"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}